Modanın Yeni Malzeme Haritası
Bir elmanın kabuğu, sıkılmış üzümün posası ya da hasattan sonra tarlada kalan patates sapı… Moda endüstrisinin yeni malzeme arayışında, yakın zamana kadar üretimin dışında bırakılan bu parçalar giderek daha fazla önem kazanıyor. Bazıları ipliğe dönüşüyor; bazıları deri görünümünde yüzeylerin, ayakkabı tabanlarının veya düğmelerin üretiminde kullanılıyor.
Ancak aynı hikâyenin içinde birbirinden oldukça farklı teknolojiler var. Bir bitkinin lifini çıkarıp dokumakla, meyve tozunu poliüretanla karıştırmak aynı işlem değil. Bakterilere meyve atığı vererek selüloz üretmek ise her ikisinden de farklı bir yaklaşım.
Bu nedenle yenilikçi malzemeleri anlamanın ilk adımı, yalnızca isimlerine bakmak değil. Hammaddenin hangi parçası, hangi işlemle, nasıl bir malzemeye dönüşüyor tüm bu detayları incelemek önemli.
Önce Temel Ayrımı Yapalım. Çünkü Hepsi Kumaş Değil
| | |
| Bitkinin sapından veya yaprak kınından lif çıkarılıyor; iplik ve kumaş üretiliyor. | |
Yeniden oluşturulmuş selüloz lifi | Selüloz ayrıştırılıyor ve endüstriyel işlemlerle yeniden lif hâline getiriliyor. | Lyocell, Orange Fiber, Infinna |
| Bitkisel içerik, bağlayıcılar ve bazen taşıyıcı kumaş bir araya getiriliyor. | Elma, üzüm ve kaktüs bazlı deri alternatifleri |
Biyolojik olarak yetiştirilen yüzey | Miselyum veya bakteriler kontrollü ortamda malzemenin yapısını oluşturuyor. | |
| Biyokütle ya da atık içerik bir polimer sistemine katılıyor veya biyopolimere dönüştürülüyor. | |
| Yenilik, kumaşın lifinde değil renklendirilmesinde bulunuyor. | |
Meyve ve Gıda İşleme Yan Ürünlerinden Geliştirilen Malzemeler
1. Elma Posası ve Kabukları → Deri Benzeri Kaplamalı Yüzeyler
Elma suyu ve benzeri içeceklerin üretiminden kalan posa ve kabuklar kurutulup ince parçacıklara dönüştürülüyor. Bu içerik, polimer bağlayıcılarla birleştirilerek bir tekstil taşıyıcısına uygulanabiliyor.
İtalya’daki Frumat ve elma bazlı malzemeler geliştiren VEGATEX, bu alandaki örnekler arasında. Çanta, cüzdan, ayakkabı ve çeşitli aksesuarlar başlıca kullanım alanları.
Burada önemli olan, elmanın malzemenin tamamını oluşturmaması. Örneğin VEGATEX, elma yan ürünlerinden elde ettiği tozu su bazlı poliüretanla karıştırdığını açıklıyor. “Elma bazlı” ifadesi, plastik içermeyen bir yapı anlamına gelmiyor. VEGATEX
Allegorie , Nae ve Matt & Nat markalarının tamamı, el çantalarından ayakkabılara kadar çeşitli ürünlerinde elma derisi kullanıyor.
2. Üzüm Posası → VEGEA / GrapeSkin®
Şarap üretiminin ardından kalan üzüm kabukları, çekirdekler ve saplardan oluşan posa, İtalyan VEGEA tarafından deri benzeri kaplamalı malzemeler için değerlendiriliyor. İşlenen üzüm kökenli içerik, diğer bileşenlerle birleştirilerek kullanılabilir yüzeylere dönüştürülüyor.
Ayakkabı, çanta ve tasarım ürünleri başlıca uygulamalar arasında. GANNI, VEGEA kullandığı ayakkabılarını 2021 ve 2022’de piyasaya sunduğunu açıklıyor; üreticinin işbirlikleri arasında PANGAIA da bulunuyor.
GANNI’nin ilgili dönem için açıkladığı formül, yüzde 55 bitkisel yağ ve üzüm içeren biyobileşik ile yüzde 45 su bazlı poliüretandan oluşuyordu. Bu oran bütün güncel VEGEA çeşitlerine genellenmemeli; ancak “üzümden üretilmiş” ifadesinin “tamamen üzüm” anlamına gelmediğini belirtmek gerek.
3. Kullanılamayan Mangolar → Mango Bazlı Deri Alternatifi
Bir mangonun ezilmesi veya fazla olgunlaşması, marketteki yolculuğunu sonlandırabilir. Ancak aynı meyve, bir aksesuarın hammaddesi olarak yeniden değerlendirilebilir. Allégorie, Hollanda merkezli malzeme geliştiricisi Fruitleather Rotterdam ile çalışarak atılan mangolardan üretilen deri alternatifini ürünlerine taşıyor. Meyveler çekirdeklerinden ayrılıyor, parçalanarak homojen bir karışım hâline getiriliyor ve ardından malzeme üretiminde kullanılıyor.
Markanın aktardığına göre mangolardaki perakende kayıpları yüzde 20’ye kadar çıkabiliyor. Toplanan meyveler pişirilip yoğunlaştırılıyor; doğal bağlayıcı katkılar ve GOTS sertifikalı organik pamuk taşıyıcı yardımıyla levhalara dönüştürülüyor. Elde edilen yüzey, kartlık gibi küçük aksesuarlarda kullanılıyor. Allégorie, bir kartlık için yaklaşık 1,5 atılmış mangonun değerlendirildiğini belirtiyor.
Şirket, mango esaslı yüzeylerini tasarımcılara sunuyor; çanta ve aksesuar gibi ürünler için kullanılabilirlik, malzemenin teknik özelliklerine bağlı. Güncel açıklamasında organik pamuk taşıyıcı ve su itici yüzey işlemi bulunduğunu belirtiyor.
Bütün “mango derileri” aynı reçeteye sahip değil. Bir üreticinin kullandığı bağlayıcıyı diğerine atfetmek veya bu malzemelerin tamamını yüzde yüz doğal kabul etmek doğru olmaz.
4. Narenciye Suyu Üretim Artıkları → Orange Fiber
Orange Fiber, narenciye işleme yan ürünlerinden selüloz elde eden İtalyan bir girişim. Burada amaç, portakal kabuğunu deri görünümünde bir yüzeye dönüştürmekten ziyade tekstil üretiminde kullanılabilecek selülozik hammadde geliştirmek.
Salvatore Ferragamo’nun 2017 kapsül koleksiyonu, malzemenin modadaki erken uygulamalarından biri. Ancak her Orange Fiber kumaşı aynı karışımda olmadığı için bitmiş ürünün diğer lifleri de ayrıca incelenmeli.
5. Portakal ve Dikenli İncir Kaktüsü Yan Ürünleri → Ohoskin®
Sicilya kökenli Ohoskin, portakal ve kaktüs işleme yan ürünlerini polimerlerle birleştirerek kaplamalı bir deri alternatifi üretiyor.
Malzeme; moda, ayakkabı, aksesuar ve iç mekân uygulamalarına yönelik geliştiriliyor. MoEa, Ohoskin’i ayakkabılarındaki OrangeSkin malzemesinin üreticisi olarak tanımlıyor.
Orange Fiber ile Ohoskin arasındaki fark belirgin: İlki selülozik tekstil üretimine, ikincisi deri benzeri kaplamalı yüzeylere odaklanıyor. Ohoskin ayrıca geri dönüştürülmüş polimerler kullandığını açıklıyor.
Dolayısıyla “portakal bazlı” veya “yeni fosil kaynak kullanımını azaltan” bir malzeme, plastik içermeyen bir malzeme olmak zorunda değil. Alternative Leather from Orange
6. Zeytinyağı üretim yan ürünleri → Oleatex™
Türkiye merkezli Oleago, zeytin endüstrisinin yan ürünlerinden yararlanarak Oleatex adlı malzeme platformunu geliştirdi.
GANNI’nin malzeme açıklamasına göre zeytinyağı üretim artıkları, biyobazlı poliüretan içeren bir üst kaplamanın oluşturulmasında kullanılıyor. Bu kaplama pamuk, viskon veya geri dönüştürülmüş polyester gibi taşıyıcılarla birleştirilebiliyor.
Çanta, ayakkabı ve diğer kaplamalı malzeme uygulamalarına uygun çeşitler geliştiriliyor. Türkiye açısından bu örnek, güçlü bir tarımsal üretim alanının tekstil ve malzeme teknolojileriyle nasıl buluşabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte, biyobazlı poliüretan da bir polimerdir; bitkisel kaynak kullanımı plastik içermeme iddiasıyla karıştırılmamalı. ganni.com
7. Kahve Telvesi → S.Café® fonksiyonel iplikleri
Tayvanlı SINGTEX, kullanılmış kahve telvesini tekstil üretiminde değerlendiren S.Café teknolojisini geliştirdi.
İşlenen kahve parçacıkları iplik üretimine entegre ediliyor. Teknoloji; koku kontrolü, nem yönetimi ve hızlı kuruma gibi işlevler kazandırmayı hedefliyor. Örme ve dokuma kumaşlar, spor giyim, dış giyim ve çeşitli teknik tekstiller kullanım alanları arasında.
Bu malzemeyi “kahveden dokunmuş kumaş” olarak tanımlamak eksik olur. Kahve içeriği, bir lif veya polimer sistemiyle birlikte çalışıyor; örneğin S.Café OCEAN serisi geri dönüştürülmüş plastik içeriyor. Bu nedenle nihai kumaşın bileşimi ayrıca okunmalı. S.Café®
8. Meyve Atıkları ve Algler → PEELSPHERE®
Tasarımcı Youyang Song’un çalışmalarıyla gelişen PEELSPHERE, meyve yan ürünleri ve alglerden yararlanan bir malzeme yaklaşımı.
Projenin erken çalışmalarında muz ve portakal kabukları gibi girdiler doğal bağlayıcılarla birleştiriliyor; malzeme mühendisliğiyle farklı yüzey özellikleri elde ediliyor. Moda ve aksesuar tasarımı, bu yaklaşımın uygulama alanlarından.
PEELSPHERE’in ilgi çekici yönü, atığın yalnızca görünmez bir dolgu olarak kullanılmaması; renk, doku ve desen açısından da tasarımın parçası olabilmesi. Ancak farklı ürün serilerinin bileşimi ve kullanım ömrü sonu özellikleri, kendi teknik belgeleri üzerinden değerlendirilmelidir. Re-FREAM
Tarlada kalan saplardan, yapraklardan ve bitkisel liflerden üretilenler
Bananatex, muz ailesinden abaka bitkisinin liflerinden geliştirilen bir tekstil. Burada kullanılan hammadde muz meyvesi veya muz kabuğu değil.
İsviçreli QWSTION, Tayvan’daki iplik ve dokuma ortaklarıyla birlikte bu malzemeyi geliştirdi. Bitkiden elde edilen lifler işlenerek iplik ve kumaş üretimine katılıyor.
Çanta, sırt çantası, bilgisayar kılıfı ve giysi gibi uygulamaları bulunuyor. QWSTION’un ürünlerinin yanında Stella McCartney de Bananatex kullanımını tanıttı. Üretici malzemeyi plastik içermeyen bir tekstil olarak konumlandırıyor; bitmiş üründeki astar, fermuar ve diğer parçalar ise ayrı değerlendirilmelidir. Circular, Plant-Based Textile Innovation
Dr. Carmen Hijosa’nın geliştirdiği, Ananas Anam tarafından üretilen Piñatex, ananas hasadından sonra kalan yapraklardaki lifleri değerlendiriyor.
Lifler yaprağın diğer kısımlarından ayrılıyor, temizleniyor ve dokusuz bir yüzey oluşturmak için işleniyor. Ardından kullanım amacına göre renklendirme ve kaplama uygulanıyor.
Çanta, ayakkabı ve aksesuarlar başlıca kullanım alanları. Svala ve Cat Footwear uygulama örnekleri arasında.
Piñatex’i doğrudan “ananas kabuğundan deri” olarak anlatmak doğru değil: Hammadde yaprak lifi. Ayrıca üretici, Original ve Mineral çeşitlerinin toplam bileşiminin yüzde 10’unu su bazlı poliüretan kaplamanın oluşturduğunu açıklıyor. Ananas Anam
11. Patates Sapları ve Tarımsal Kalıntılar → Fibe Lifleri
Londra merkezli Fibe, çalışmalarına patates bitkisinin lifleriyle başlayarak tarımsal kalıntılardan tekstil lifi elde eden bir süreç geliştirdi.
Şirket, mekanik işlemleri kimyasal işlem adımlarıyla birleştirerek sap ve benzeri kalıntılardan lif ayırıyor. Hedef, bu liflerin mevcut iplik ve dokuma altyapısında kullanılabilmesi.
Örme giyim, denim, keten görünümlü dokumalar, aksesuar ve dokusuz yüzeyler olası kullanım alanları. Fibe, endüstriyel iplik denemelerini tamamladığını ve örme prototipler geliştirdiğini; daha geniş kumaş testlerinin sürdüğünü belirtiyor.
Bu nedenle patates lifini şimdiden yaygın kullanılan bir moda hammaddesi gibi sunmak yerine, ölçeklenmekte olan bir teknoloji olarak değerlendirmek daha doğru. Natural textile fibres from farm waste
Meksika’da geliştirilen Desserto, nopal kaktüsünün olgun yassı gövde bölümlerinden yararlanan bir deri alternatifi.
Hasat edilen bölümler kurutulup işleniyor; ardından malzemenin polimer sistemi ve taşıyıcı yapısıyla birleştiriliyor. Çanta, ayakkabı ve aksesuar üretiminde kullanılıyor. MoEa, Desserto’yu CactusSkin malzemesinin tedarikçisi olarak açıklıyor.
Kaktüsün düşük sulama ihtiyacı üretim hikâyesinin önemli bir parçası olsa da bitmiş malzemenin tamamı kaktüsten oluşmuyor. Örneğin MoEa’nın açıkladığı belirli CactusSkin bileşimi yüzde 35 kaktüs içeriği ve yüzde 65 biyobazlı poliüretan içeriyor. Bu oran bütün Desserto çeşitlerine genellenmemeli. moea.io
13. Lotus Sapı → Lotus lifi ve kumaşı
Lotus tekstili, laboratuvarda yeni keşfedilmiş bir malzemeden çok, geleneksel lif çıkarma bilgisinin günümüzde yeniden ilgi görmesiyle öne çıkıyor.
Saplardan elle çıkarılan ince lifler birleştiriliyor, iplik hâline getiriliyor ve dokunuyor. Emek yoğun süreç, üretim miktarını ve maliyeti belirleyen temel unsurlardan biri.
Samatoa ve Loro Piana, lotus tekstilleriyle ilişkilendirilen örnekler arasında. Giysi ve aksesuar uygulamalarının yanında karışımlı ürünler de bulunuyor; örneğin Loro Piana’nın bir Lotus Jacket ürünü pamuk ve lotus içeriğiyle tanımlanıyor. Bu nedenle ürün isminden hareketle yüzde yüz lotus sonucu çıkarılmamalı. ndl.ethernet.edu.et
14. Isırgan Sapları → Tekstil lifi ve denim karışımları
Isırganın saplarından elde edilen lifler temizlenip hazırlanarak iplik üretiminde kullanılabiliyor. Lifin farklı hammaddelerle karıştırılması, kumaşın tutumunu ve kullanım alanını değiştiriyor.
Himalayan Wild Fibers, Candiani Denim ve PANGAIA işbirliği, bu alandaki somut örneklerden. PANGAIA’nın PANettle deniminde yabani Himalaya ısırganı pamukla birlikte kullanılıyor.
Bu örneğin değeri yalnızca farklı bir lif sunması değil; tarımsal ve yerel tedarik ağlarını kumaş üretimiyle ilişkilendirmesi. Bununla birlikte “ısırgan denim” ifadesi, kumaşın tamamının ısırgandan oluştuğu anlamına gelmiyor. pangaia.com
15. Tik Ağacı Yaprakları → Yaprak esaslı aksesuar yüzeyleri
Büyük yapraklar yumuşatılıyor, renklendiriliyor, kurutuluyor ve düz yüzeyler oluşturacak şekilde bir araya getiriliyor. Yaprak damarları, bitmiş malzemeye kendine özgü bir desen kazandırıyor.
Tree Tribe ve Leafii, bu tür malzemelerden cüzdan ve aksesuar üreten markalar arasında.
Ancak yaprağın görünür olması, ürünün tamamen bitkisel olduğunu göstermiyor. Bu markaların açıkladığı örneklerde koruyucu BOPP film, yani polipropilen esaslı plastik bir katman kullanılıyor. Dolayısıyla yaprak bazlı bu kompozitleri işlenmemiş yaprakla aynı kullanım ömrü sonu özelliklerine sahip kabul etmemek gerekiyor. treetribe.com
16. Kenevir, keten, muz ve ananas üretim kalıntıları → Agraloop™ BioFibre™
Circular Systems, farklı tarımsal üretimlerden kalan sap ve yapraklardaki lifleri tekstil kalitesine getiren Agraloop platformunu geliştirdi.
İşlemde lif demetleri ayrıştırılıp temizlenerek iplik üretimine uygun hâle getiriliyor. Şirketin açıkladığı hammaddeler arasında yağlık kenevir ve keten, muz ve ananas yetiştiriciliği kalıntıları bulunuyor.
Kumaş ve giysi geliştirme çalışmalarında kullanılan Agraloop, tek bir meyvenin adına bağlı kalmadan farklı tarımsal akışları değerlendirmeyi hedefliyor. JACK & JONES, bu teknolojiyle denemeler yaptığını açıklayan markalardan biri. Regenerative Impact
17. Çeşitli Tarımsal Kalıntılar → AltMat / Altag®
Hindistan merkezli AltMat, tarımsal kalıntıları tekstil liflerine ve ipliklere dönüştürüyor. Şirketin çalıştığı kaynaklar arasında kenevir, ananas, kenaf ve ısırgan gibi bitkiler bulunuyor.
Temel yaklaşım, bitkinin hasattan sonra kalan lifli bölümlerini işleyerek tekstil tedarik zincirine katmak. Altag adı altında geliştirilen lifler; giyim, ev tekstili ve aksesuar gibi alanlara yönelik değerlendiriliyor.
Agraloop gibi AltMat da yeniliğin yalnızca yeni bir bitki bulmakta olmadığını gösteriyor: Mevcut kalıntının düzenli kalitede, üreticilerin kullanabileceği bir hammaddeye dönüşmesi de başlı başına bir teknoloji konusu. AltMat
Alglerden Üretilen Boyalar, Lifler ve Köpükler
18. Algler → Algadye™ Tekstil Boyaları
Algaeing, alg temelli renklendirme teknolojileri geliştiriyor. Algadye, farklı tekstil yüzeylerinde kullanılmak üzere hazırlanmış bir boya sistemi.
Bu örnekte alg, giysinin ana lifini oluşturmak zorunda değil. Yenilik, kumaşın renklendirilmesinde bulunuyor. Şirketin Organic Basics işbirliğinde geri dönüştürülmüş naylon ürünler alg temelli boyayla renklendiriliyor.
Bu ayrım özellikle önemli: Alg boyasıyla boyanmış sentetik bir kumaş, bu işlem sonucunda doğal lifli veya biyolojik olarak parçalanabilir bir kumaşa dönüşmüyor. Algaeing
19. Alg Biyokütlesi → BLOOM Köpükleri
BLOOM, alg biyokütlesini EVA ve benzeri malzeme sistemlerine katarak geleneksel girdilerin bir bölümünü değiştirmeyi hedefliyor.
Karışımlar köpük üretimi ve kalıplama süreçlerinde kullanılabiliyor. Ayakkabı iç tabanı, orta taban, sandalet, sırt çantası dolgusu ve spor ekipmanları uygulama alanları arasında.
Burada ortaya çıkan ürün, algden dokunmuş bir kumaş değil; alg içeren bir köpük veya polimer karışımı. Üreticinin RISE ürününde temel reçine EVA olarak belirtiliyor. Bu nedenle alg içerdiği için bütün köpüğün biyolojik olarak parçalanacağı sonucuna varılamaz. Sustainable Materials
20. Deniz Yosunu ve Odun Selülozu → SeaCell™
SeaCell, deniz yosunu içeriğini odun kökenli selülozla bir araya getiren bir lif. Smartfiber ile çalışan PYRATEX, bu liften çeşitli kumaşlar geliştiriyor.
Deniz yosunu, selüloz çözeltisine entegre ediliyor; elde edilen lif daha sonra iplik ve kumaşa dönüştürülüyor. Günlük giyim ve örme ürünlerde kullanılabiliyor. Andiata, PYRATEX ile SeaCell içeren bir kapsül koleksiyon hazırlayan markalardan.
Ancak SeaCell içeren kumaşın diğer bileşenleri de önemli. Örneğin bazı PYRATEX kumaşlarında TENCEL, yosun bazlı lif ve elastan birlikte bulunuyor. pyratex.com
Mikroorganizmalarla Yetiştirilen Yeni Yüzeyler
Bolt Threads’in geliştirdiği Mylo, mantarların lifsi ağ yapısı olan miselyumdan üretilen bir deri alternatifi örneği.
Mylo’yu bugün yaygın biçimde kullanılan bir hammadde gibi anlatmak doğru olmaz. Üretiminin 2023’te duraklatıldığı bildirilmişti. Bu örnek, teknik olarak etkileyici bir malzemenin düzenli ticari üretime geçmesinin ayrıca finansman, kapasite ve talep gerektirdiğini gösteriyor. riviste.fupress.net
22. Miselyum → Reishi™ ve Sylvania
MycoWorks, Fine Mycelium teknolojisiyle miselyumun büyümesini kontrol ederek birbirine geçen hücresel yapılar oluşturuyor. Bu yapılar işlenerek esnek yüzey malzemelerine dönüştürülüyor.
Reishi, şirketin malzeme platformlarından biri. Moda, ayakkabı ve dekorasyon uygulamalarına yönelik geliştiriliyor.
Hermès ile hazırlanan Sylvania, bu teknolojinin farklı bir uygulaması. Ancak tanıtılan Victoria çantasında miselyum esaslı malzemenin yanında kanvas ve dana derisi de bulunuyordu. Bu nedenle miselyum kullanılan bir ürünün tamamını otomatik olarak vegan diye tanımlamak yanlış olur. MycoWorks
23. Meyve İşleme Atıkları → Celium™ bakteriyel selülozu
Meksikalı Polybion, meyve işleme yan ürünlerini bakteriler için besin kaynağı olarak kullanıyor. Bakterilerin ürettiği selüloz, levha biçiminde bir malzemenin temelini oluşturuyor.
Bu yöntem, öğütülmüş meyveyi bir bağlayıcıya katmaktan farklı: Mikroorganizmalar yeni bir yapı üretiyor. Daha sonra bu yapı kullanım amacı doğrultusunda işleniyor.
GANNI, Celium ile bir blazer geliştirdi. Malzeme, giyim ve deri benzeri yüzey gerektiren tasarımlar için araştırılıyor. Bitmiş ürünün kaplama ve diğer bileşenleri ise ayrıca incelenmeli. ganni.com
24. Hindistan Cevizi İşleme Suyunun Artıkları → Malai
Hindistan merkezli Malai, Hindistan cevizi işleme tesislerinden kalan suyu bakterilerin beslenmesinde kullanıyor.
Fermantasyonla üretilen bakteriyel selüloz toplanıyor ve esnek bir yüzey malzemesi oluşturmak üzere işleniyor. Buradaki hammadde, Hindistan cevizinin sert kabuğundan çıkarılmış iplik değil; mikroorganizmaları besleyen sıvı bir yan ürün.
Malai; dikilebilen, kesilebilen, lazerle işlenebilen ve kabartma uygulanabilen bir malzeme olarak sunuluyor. Bu özellikleri çanta, aksesuar ve çeşitli tasarım uygulamalarına olanak sağlıyor. malai.eco
Doğal Bileşenlerden Geliştirilen Diğer Deri Alternatifleri
25. Doğal kauçuk, bitkisel yan ürünler ve mineraller → MIRUM®
Natural Fiber Welding’in geliştirdiği MIRUM; doğal kauçuk, bitkisel yağlar, mantar tıpa üretiminden kalan mantar tozu, Hindistan cevizi ve pirinç kabuğu gibi farklı bileşenleri kullanabilen bir malzeme platformu.
Bileşenler, üreticinin geliştirdiği bağlama ve şekillendirme sistemiyle esnek yüzeylere dönüştürülüyor. Reçete, hedeflenen renk, doku ve performansa göre değişebiliyor.
MIRUM’un ayırt edici yaklaşımı, poliüretan gibi plastik bağlayıcılar kullanmadan deri benzeri bir malzeme geliştirmek. Çanta ve aksesuar uygulamaları bulunuyor. Ancak malzemenin özelliği ile bitmiş ürünün bütün bileşenlerinin özelliği yine ayrı değerlendirilmelidir. blog.nfw.earth
26. Bitkisel Proteinler, Biyopolimerler ve Geri Dönüştürülmüş Kauçuk → INNOVERA™
Modern Meadow, önceki kaynaklarda Bio-Tex ve Bio-Vera isimleriyle karşılaşılan biyomalzeme çalışmalarını geliştiren şirket.
Şirketin güncel olarak öne çıkardığı INNOVERA, eski adıyla BIO-VERA; bitkisel proteinler, biyopolimerler ve geri dönüştürülmüş kauçuk kullanılarak hazırlanıyor. Moda, ayakkabı ve iç mekân gibi alanlara yönelik geliştiriliyor.
Bu örnek tek bir meyveye dayanmak yerine farklı girdilerden tasarlanan bir malzeme sistemi sunuyor. “Biyofabrikasyon” ifadesinden hareketle malzemenin tamamının fermantasyonla üretildiği veya plastik içermediği sonucu çıkarılmamalı. innovera-world.com
27. GENESI Intentional Leather → Plastik içermediği açıklanan yeni yüzey malzemesi
Oregon merkezli GENESI, plastik ve poliüretan içermeyen vegan deri alternatifi levhalar ürettiğini açıklıyor. Çanta, aksesuar, mobilya ve dekorasyon, şirketin belirttiği kullanım alanları.
Ancak erişilebilen açıklamalar, hammaddenin tam olarak hangi bitkiden veya atık akışından geldiğini ve üretim sürecini ayrıntılı biçimde göstermiyor. Bu nedenle GENESI’yi belirli bir meyveden üretilen malzemeler arasına yerleştirmek için yeterli bilgi yok.
Listeye, yeni bir girişim olarak eklenebilir; hammadde, reçete ve bağımsız test bilgileri açıklanmadan daha ileri teknik iddialar kurulması uygun olmaz. LinkedIn
Odun ve Kullanılmış Tekstillerden Yeni Lifler
28. Odun Selülozu → Lyocell / TENCEL™ Lyocell
Lyocell bir lif türü; TENCEL ise Lenzing’in markası. Dolayısıyla iki kelime tam olarak aynı anlama gelmiyor.
Odun kökenli selüloz çözündürülüyor ve yeniden lif hâline getiriliyor. Lenzing, lyocell sürecinde kullanılan çözücünün yüzde 99,8’inin geri kazanıldığını açıklıyor.
Giysi, iç giyim ve ev tekstilinde geniş kullanım alanına sahip. Bu lifleri yalnızca “okaliptüs kumaşı” diye tanımlamak da eksik; şirket farklı sertifikalı veya kontrollü odun kaynaklarından yararlanıyor. Çevresel değerlendirmede orman kaynağı ve üretim tesisi birlikte ele alınmalı. tencel.com
29. Odun Hamuru ve Uygun Atık Akışları → SPINNOVA®
Finlandiyalı Spinnova, selülozu çözündürerek yeniden oluşturmak yerine mekanik işleme dayanan bir lif üretim teknolojisi geliştirdi.
Hazırlanan selülozik yapı, lif oluşturma ve kurutma adımlarından geçiyor; ardından iplik ve tekstil üretiminde kullanılabiliyor. Teknoloji, odun hamurunun yanında uygun tekstil ve tarımsal atık akışlarıyla da çalışmayı hedefliyor.
Buradaki yenilik yalnızca hammadde değil, selülozdan lif elde etme yöntemi. Ayrıca bir teknolojinin çeşitli atıklarla çalışabilmesi, bütün ticari üretimin bu atıklardan yapıldığı anlamına gelmiyor. Hangi ürünün hangi kaynaktan üretildiği ayrıca açıklanmalı. Spinnova
30. Pamuk Açısından Zengin Kullanılmış Tekstiller → Infinna™
Infinited Fiber Company, pamuk ağırlıklı tekstil atıklarını yeniden selülozik lif üretiminde kullanıyor.
Kullanılmış tekstiller ayrıştırılıp temizleniyor; selüloz, kimyasal işlem ve yaş çekim adımlarıyla yeni liflere dönüştürülüyor. Böylece yalnızca eski ipliği parçalayarak elde edilen kısa liflerle sınırlı kalınmıyor.
Infinna, pamuksu görünüm ve his sunan bir lif olarak giyim ve dokusuz yüzey uygulamalarına yönelik geliştiriliyor. Şirketin güncel açıklamaları, büyük ölçekli üretime geçiş çalışmalarının sürdüğünü gösteriyor. Bu nedenle teknolojinin mevcut olmasıyla sektörün tamamına yeterli miktarda lif sağlayabilmesi ayrı konular. Infinited Fiber
Kabuk, süt proteini ve sert aksesuar malzemeleri
31. İstiridye kabukları ve geri dönüştürülmüş plastik → Oystex™
Jetty, istiridye kabuklarıyla geri dönüştürülmüş plastikleri bir araya getiren Oystex malzemesini ürünlerinde kullanıyor.
Kabuklar işlenerek parçacık hâline getiriliyor ve polimer esaslı üretim zincirine katılıyor. Sonuç, kabuğun tek başına ipliğe dönüştürülmesinden ziyade kabuk içeren bir tekstil veya dolgu sistemi.
Jetty’nin gömlekleri ve dolgulu dış giyim ürünleri uygulama örnekleri arasında. Burada iki ayrım önemli: Geri dönüştürülmüş plastik hâlâ plastiktir; istiridye kabuğu da hayvansal kökenli olduğu için malzeme bitkisel olarak tanımlanamaz. jettylife.com
32. Patates işleme artıkları → Parblex biyoplastiği
Gönderdiğin kaynakta yer alan Chip[s] Board / Parblex, patates işleme artıklarından geliştirilen biyoplastik örneği.
Bu başlığı Fibe’den ayırmak gerekiyor: Fibe bitkinin saplarından tekstil lifi elde etmeye odaklanırken Parblex, sert veya kalıplanabilir tasarım parçaları bağlamında ele alınıyor. Kaynak metinde düğme ve gözlük çerçevesi gibi uygulamalardan söz ediliyor.
Ancak güncel üretici teknik verileri ve tedarik durumu bu araştırmada doğrulanamadı. Bu nedenle Parblex’i bugün yaygın biçimde kullanılan bir kumaş olarak değil, patates yan ürünlerinden geliştirilen geçmiş bir malzeme inovasyonu örneği olarak kaydetmek daha doğru.
33. Gıda olarak değerlendirilemeyen süt → Kazein esaslı QMILK lifi
Almanya’daki QMILK, sütte bulunan kazein proteinini lif ve biyomalzeme üretiminde kullanıyor.
Protein esaslı hammadde işlenip şekillendirilerek lif elde ediliyor. Şirketin yaklaşımı, süt kökenli bir yan akışı tekstil ve diğer malzeme uygulamalarına taşımak.
Bu örnek, yenilikçi malzemelerin tamamının bitki kökenli olmadığını hatırlatıyor. Süt proteini hayvansal kaynaklıdır; dolayısıyla kazein lifi vegan değildir. Ayrıca piyasadaki bütün “süt lifleri” aynı teknoloji veya aynı bileşimle üretilmez. www.qmilkfiber.eu
Bir Malzemeyi Değerlendirirken İsminin Ötesinde Neye Bakmalıyız?
Bu örneklerin ortak noktası, daha önce sınırlı kullanılan kaynakları moda ve tasarımın gündemine taşımaları. Ancak hepsinin aynı çevresel sonucu verdiğini söylemek mümkün değil.
Bir bitkinin yan ürününü değerlendirmek önemli bir kazanım olabilir. Fakat bu kazanım; üretimdeki enerji tüketimini, eklenen polimerleri, ürünün dayanıklılığını veya kullanım sonrasındaki işlemleri tek başına açıklamaz.
“Bitki bazlı”, “vegan” ve “biyolojik olarak parçalanabilir” farklı soruların cevaplarıdır.
| | Tek başına neyi göstermez? |
| İçeriğin en az bir bölümünün biyolojik kaynaklardan geldiğini | |
| Hayvansal bileşen kullanılmadığını | Düşük çevresel etkiye sahip olduğunu |
Geri dönüştürülmüş içerik | Önceden kullanılmış veya üretimden kalan girdilerin değerlendirildiğini | Bitmiş ürünün yeniden geri dönüştürülebileceğini |
Biyolojik olarak parçalanabilir | Belirli koşullarda biyolojik süreçlerle parçalanabildiğini | Her ortamda kısa sürede yok olacağını |
| Belirli kompostlama koşullarındaki gereklilikleri karşıladığını | Evde kompostlanabileceğini |
| Poliüretanın su bazlı bir sistemle uygulandığını | |
Bir diğer kritik nokta da malzeme ile ürün arasındaki fark. Plastik içermeyen bir yüzeyden yapılan çantanın astarı polyester olabilir. Selülozik bir kumaş elastanla karıştırılabilir. Miselyum kullanılan bir tasarımda hayvansal deri de bulunabilir.
Bu nedenle tasarımcıların, markaların ve tüketicilerin şu bilgileri birlikte istemesi gerekir:
Hammaddenin hangi kısmı kullanılıyor: meyve, kabuk, posa, yaprak veya sap mı?
Bitkisel ya da atık içerik toplam malzemenin ne kadarını oluşturuyor?
Bağlayıcı, kaplama ve taşıyıcı katmanlarda neler var?
Dayanıklılık, yıkama ve kullanım testleri hangi sonuçları veriyor?
Çevresel karşılaştırma hangi malzemeyle, hangi üretim sınırları içinde yapılıyor?
Kullanım sonrasında uygulanabilir bir toplama, geri dönüşüm veya kompostlama yolu bulunuyor mu?
Modanın yeni malzemeleri, atığa bakışımızı değiştiriyor
Bu alandaki dönüşümün en ilgi çekici tarafı, bir meyvenin adını çantanın etiketinde görmekten daha fazlası. Tarım, gıda işleme, biyoteknoloji ve tekstil üretimi arasında yeni ilişkiler kuruluyor.
Portakal posasından selüloz ayrıştırılmasıyla patates sapından lif çıkarılması farklı sorunları çözüyor. Algden boya geliştirmek, ayakkabı köpüğündeki hammaddenin bir bölümünü algle değiştirmekten farklı bir yenilik sunuyor. Bakteriyel selüloz ise malzemeyi çıkarmak yerine yetiştirme fikrini gündeme getiriyor.
BMH açısından bu alanın güçlü hikâyesi, her yeni malzemeyi kusursuz ilan etmekte değil; neyin değiştiğini, hangi kaynağın değerlendirildiğini ve hangi soruların hâlâ cevap beklediğini anlaşılır biçimde göstermek. Bir çantanın elmadan üretilebilmesi dikkat çekici. Onun ne kadar elma içerdiğini, ne kadar dayanacağını ve kullanım sonrasında ne olacağını bilmek ise bu yeniliğin gerçek değerini ortaya koyuyor.