Arama Sonuçları
Search this site
Boş arama ile 415 sonuç bulundu
- Tchibo, Dünya Çevre Günü'nde Sürdürülebilirlik Hedeflerini Açıkladı: Hedefimiz %100 Sürdürülebilir Bir Marka Olmak!
Dünyanın önde gelen kahve üreticilerinden biri olan Tchibo, Birleşmiş Milletler'in 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı'nı benimseyerek daha sürdürülebilir bir dünya için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Tchibo, 2027 yılına kadar tüm kahvelerini sürdürülebilir kaynaklardan elde etmeyi ve %100 sürdürülebilir bir marka olmayı hedefliyor. Sürdürülebilir Kahvecilik için Öncü Adımlar Tchibo, iklim değişikliğinin kahve tarımına olan etkilerini göz önünde bulundurarak, tarımsal ormancılık, yeniden ağaçlandırma ve meyve ağaçlarının yetiştirilmesi gibi sürdürülebilir tarım uygulamalarını teşvik ediyor. Ayrıca, aşırı hava olaylarına karşı daha dayanıklı yeni kahve bitkileri ekmek için çalışmalar yürütüyor. Kahvenin Geleceği İçin Sürdürülebilirlik Projeleri Tchibo, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Enveritas ile iş birliği yaparak kahve tedarik edilen ülkelerde sürdürülebilir tarım uygulamalarını teşvik ediyor. Bu kapsamda, bölgeye özel çözümler geliştirilerek kahve çiftçilerinin eğitimi, sosyal ve ekonomik koşullarının iyileştirilmesi ve daha yüksek kalitede kahve üretimi sağlanıyor. Sürdürülebilir Tekstil Ürünleri Tchibo, kahve sektöründeki başarısının yanı sıra, dünyanın önde gelen organik tekstil tedarikçilerinden biri olma yolunda da ilerliyor. Tekstil ürünlerinin %90'ında sürdürülebilir pamuk kullanıyor ve ürünlerinde FSC sertifikalı ahşap ve kağıt kullanıyor. Geri dönüştürülebilir ürünlerin üretimine önem veren Tchibo, her yıl bu alandaki ürün gamını genişletiyor. Su Kaynaklarının Korunması ve Karbon Ayak İzinin Azaltılması Tchibo, su kaynaklarının etkin kullanımı ve karbon ayak izini azaltmak için çeşitli programlar uyguluyor. DETOX Programı ile tekstil üretiminde su kirliliğini azaltmayı, WASH Programı ile tedarik zincirindeki gruplara temiz içme suyuna erişim sağlamayı ve WWF ile birlikte yürütülen Su Yönetimi Programı ile gıda ve gıda dışı üretim tesislerinde su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Karbon Emisyonunun Yarıya İndirilmesi Hedefi Tchibo, ürünlerinde daha fazla sürdürülebilir ve geri dönüştürülmüş malzemeler kullanarak ve lojistik süreçlerinde karbon emisyonunu hesaplayarak emisyonu azaltmaya çalışıyor. Ürün tedarikçilerini enerji tasarrufu ve yenilenebilir enerji kullanımı konusunda teşvik eden Tchibo, karbon ayak izini en iyi uluslararası standartlara göre ölçüyor. 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yarıya indirmeyi hedefleyen Tchibo, son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlarla bu hedefe önemli ölçüde yaklaşmış durumda. Tchibo Hakkında Tchibo, 1949 yılında Almanya'da kurulmuş bir kahve ve perakende şirketidir. 70 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Tchibo, kahve uzmanlığı ve benzersiz perakende modeli ile dünya çapında milyonlarca tüketiciye ulaşmaktadır. Tchibo, sürdürülebilirlik ve etik ticaret ilkelerine bağlı bir şirket olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. ****** Bu haber içeriği, bimodahayat tarafından yalnızca bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır, herhangi bir tavsiye niteliği taşımaz, reklam amaçlı değildir ve herhangi bir ticari ürün veya hizmeti teşvik etmez. Bu içeriğin doğruluğu veya eksiksizliği garanti edilmemektedir ve içeriğin kullanımıyla ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Bimodahayat, bu haber içeriğini önceden haber vermeksizin değiştirebilir veya kaldırabilir ve bu haber içeriğinin tüm haklarını saklı tutar. Bu haber içeriğinin herhangi bir kısmını kopyalamak, yeniden üretmek veya dağıtmak, bimodahayat'ın yazılı izni olmadan yasaktır.
- Dagi ve Ryder Act işbirliği ile Anadolu Kadınlarının Emeğini Onurlandıran "Anatolia" Koleksiyonu Tanıtıldı
Dagi, Anadolu'nun kadim el sanatları geleneğini ve kadınların el emeği ürünlerini destekleme misyonuyla Ryder Act ile anlamlı bir iş birliğine imza attı. Anatolia adını taşıyan bu özel koleksiyon, 10 parçadan oluşuyor ve Anadolu kadınlarının özenle örerek yarattığı doğal kumaşlardan üretiliyor. Koleksiyon sadece kadın emeğini onurlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilirlik ilkelerine de bağlı kalıyor. Kaynak: Dagi Anadolu'nun Bereketli Topraklarında Kadın Gücüyle Dokunuyor Anatolia Koleksiyonu, Sinop ve Adapazarı'nda yaşayan kadınların özenli el emeğiyle üretildi. Bu proje, Anadolu'nun bereketli topraklarında yaşayan kadınların iş gücüne katılımını artırmayı ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Dagi, bu anlamlı iş birliği ile yalnızca modaya değil, aynı zamanda kadınların güçlenmesine ve Anadolu kültürünün korunmasına da katkıda bulunuyor. Dagi'den Kadınlara Destek Vurgulayan Açıklama Dagi markası Genel Müdür Yardımcısı Hande İşler, koleksiyonla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Dagi olarak, kadınların iş hayatına katılımını her zaman destekledik ve bu yönde çalışmalar yürüttük. İş gücümüzün %81'ini ve üst yönetim kadromuzun %50'sini kadınlar oluşturuyor. Kadınların iş gücüne katılımı, sadece ekonomik açıdan değil, sosyal ve kültürel açıdan da büyük bir değer yaratıyor. Anadolu'nun yüz yıllardır hayatın merkezi olan üretkenliğini desteklemek ve kadınların emeklerine değer vermek Dagi'nin temel değerleri arasında yer alıyor. Ryder Act ile kurduğumuz bu ortaklık, bu toprakların zenginliklerini ve kadınların üretkenliğini daha da görünür kılacak değerli bir adım. Biz Dagi olarak, kadınların iş gücüne katılımını artırarak onların ekonomik ve sosyal yaşamda daha güçlü bir şekilde yer almalarını desteklemeye devam edeceğiz." Anatolia Koleksiyonu, sadece sosyal sorumluluk bilinciyle değil, aynı zamanda doğal kumaşları, dokuları ve tonları, kusursuz tasarımı ve işleme detaylarıyla da moda severlerin ilgisini çekiyor. Koleksiyonun tanıtımına katılanlar arasında Mina Ceran, Merve Oflaz, Zeynep Soylu, Begüm Yücetan, Gizem Barlak ve Pınar Tartan gibi isimler yer aldı. Dagi ve Ryder Act'nin bu anlamlı iş birliği, Anadolu'nun zengin kültürel mirasını ve kadın emeğinin değerini uluslararası platformda da tanıtmaya katkıda bulunacak. YASAL UYARI ****** Bu haber içeriği, bimodahayat tarafından yalnızca bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır, herhangi bir tavsiye niteliği taşımaz, reklam amaçlı değildir ve herhangi bir ticari ürün veya hizmeti teşvik etmez. Bu içeriğin doğruluğu veya eksiksizliği garanti edilmemektedir ve içeriğin kullanımıyla ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Bimodahayat, bu haber içeriğini önceden haber vermeksizin değiştirebilir veya kaldırabilir ve bu haber içeriğinin tüm haklarını saklı tutar. Bu haber içeriğinin herhangi bir kısmını kopyalamak, yeniden üretmek veya dağıtmak, bimodahayat'ın yazılı izni olmadan yasaktır. #AnatoliaKoleksiyonu #DagiRyderAct #AnadoluKadınları
- Divarese, Okyanus Atıklarından Geri Dönüştürülmüş Taban Teknolojisi ile Sürdürülebilir Adımlar Atıyor
Stil ve konfor denilince akla gelen isimlerden biri olan Divarese, sürdürülebilirlik misyonunu güçlendirmek ve çevresel etkiyi azaltmak için yenilikçi adımlar atıyor. Markanın bu doğrultudaki son adımı ise, okyanus atıklarından geri dönüştürülmüş taban teknolojisi ile üretilmiş yepyeni bir koleksiyon. Divarese'nin çevreye ve insana olan sorumluluğundan ilham alan bu koleksiyonda yer alan ayakkabıların dış tabanı ve ana malzemesi %100 okyanuslardaki plastik şişelerden üretiliyor. Çevre dostu materyallerin kullanımı, doğal kaynakların korunması ve plastik atıkların azaltılması amacıyla geliştirilen bu teknoloji, Divarese'nin çevresel etkisini önemli ölçüde azaltmaya katkıda bulunacak. Sürdürülebilirliğin sadece üretim aşamasında değil, ayakkabının tamamında göz önünde bulundurulduğu bu koleksiyonda, iç materyal olarak da %100 organik pamuk kullanılmış. %100 dönüştürülmüş hafızalı iç taban* teknolojisi ile maksimum konfor sunan koleksiyon, şık ve modern tasarımlarıyla da öne çıkıyor. Koleksiyondaki sneaker modellerinin bağcıkları ise %50 dönüştürülmüş polyester ve %50 organik pamuk malzemelerden üretilmiş. Divarese'nin okyanus atıklarından geri dönüştürülmüş taban teknolojisi ile üretilen koleksiyonu, sadece şık ve rahat olmakla kalmayıp, aynı zamanda doğaya katkıda bulunmanın da bir yolu. Bu koleksiyondan bir ayakkabı satın alarak, plastik kirliliğinin azaltılmasına ve denizlerimizin korunmasına katkıda bulunabilirsiniz. Divarese Hakkında: Divarese, 1985 yılında Türkiye'de kurulmuş ve o zamandan beri stil ve konforu bir araya getiren ayakkabı tasarımlarıyla öne çıkan bir ayakkabı markasıdır. Divarese, son yıllarda sürdürülebilirlik konusundaki hassasiyetini de artırarak, çevre dostu üretim yöntemlerine ve materyallere yönelmektedir.
- Hafızalı İç Taban Teknolojisi Nedir?
Hafızalı iç taban teknolojisi ( Memory Foam ) , viscoelastik adı verilen özel bir malzemeden üretilen iç tabanlara verilen isimdir. Bu malzeme, ısıya ve basınca duyarlıdır ve ayağınızın şeklini alarak size maksimum konfor ve destek sağlar. Hafızalı köpük, ilk olarak NASA tarafından astronotların maruz kaldığı yüksek basınçlara karşı korumak için geliştirilmiştir. Bu özel malzemenin ayağın şeklini alarak maksimum konfor sağlama yeteneği, onu ayakkabı tabanı için ideal bir seçim haline getirmiştir. Nasıl Çalışır? Hafızalı köpük, ısı ve basınca duyarlı viscoelastik malzemeden üretilir. Ayağınızla temas ettiğinde yumuşar ve şeklinizi alır. Bu sayede ayağınızın tüm kıvrımlarına uyum sağlayarak eşit basınç dağılımı sağlar. Bu da ayak ağrısı ve yorgunluğunun önüne geçer. Hafızalı iç taban teknolojisinin faydaları şunlardır: Ayak ağrısını ve yorgunluğunu azaltır: Hafızalı iç tabanlar, ayağınızın tüm kıvrımlarına uyum sağlayarak basıncı eşit şekilde dağıtır. Bu sayede ayak ağrısı ve yorgunluğu gibi problemlerin önüne geçer. Destek sağlar: Hafızalı iç tabanlar, ayak kemerlerinize ve topuklarınıza ekstra destek sağlayarak ayak sağlığınızın korunmasına yardımcı olur. Konforu artırır: Hafızalı iç tabanlar, yumuşak ve esnek yapıları sayesinde size gün boyu konfor sunar. Koku oluşumunu engeller: Bazı hafızalı iç Kaynak: FormStep Tabanlık Memory Foam tabanlar, antibakteriyel özellikli malzemelerden üretilerek koku oluşumunu engeller. Nefes Alabilirlik: Hafızalı köpük tabanlarda bulunan havalandırma delikleri, ayakta oluşan terin hızlıca buharlaşarak ayaktan uzaklaşmasını sağlar. Bu sayede ayaklarınız gün boyu kuru kalır Darbelere karşı koruma sağlar: Hafızalı iç tabanlar, darbelere karşı koruma sağlayarak ayaklarınızın incinmesini önler. Dayanıklılık: Hafızalı köpük, dayanıklı bir malzemedir ve uzun süre kullanılabilir. Hafızalı iç taban teknolojisi kullanılan ayakkabılar: Hafızalı iç taban teknolojisi, spor ayakkabılardan günlük ayakkabılara kadar birçok farklı ayakkabı türünde kullanılmaktadır. Özellikle uzun süre ayakta kalan kişiler, ayak problemleri yaşayan kişiler ve sporcular için ideal bir seçimdir. Hafızalı iç taban satın alırken dikkat edilmesi gerekenler: Malzeme: Hafızalı iç tabanlar farklı malzemelerden üretilebilmektedir. En yaygın kullanılan malzemeler viscoelastik, jel ve PU köpüktür. Her malzemenin kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır. Beden: Hafızalı iç tabanlar farklı bedenlerde üretilmektedir. Ayakkabınıza tam uyacak bir beden seçmeniz önemlidir. Destek: Hafızalı iç tabanlar farklı destek seviyelerinde üretilebilmektedir. Ayak problemlerinize ve ihtiyaçlarınıza uygun bir destek seviyesi seçmeniz önemlidir. Kaynak: Q90 Memory Foam Ortopedik Tabanlık Dikkat Edilmesi Gerekenler: Fiyat: Hafızalı köpük tabanlı ayakkabılar, geleneksel ayakkabılara göre daha pahalı olabilir. Ağırlık: Hafızalı köpük, hafif bir malzeme değildir ve bu nedenle hafızalı köpük tabanlı ayakkabılar biraz daha ağır olabilir. Isı: Hafızalı köpük, ısıya duyarlı bir malzemedir ve sıcak havalarda ayaklarınızın daha fazla terlemesine neden olabilir. Hafızalı köpük taban teknolojisi, konfor, destek ve nefes alabilirlik arayan kişiler için ideal bir seçimdir. Sunulan avantajlar, fiyat ve ağırlık gibi dezavantajları telafi etmektedir. Özellikle ayak sağlığınıza önem veriyorsanız ve gün boyu konforlu bir ayakkabı arıyorsanız, hafızalı köpük tabanlı modelleri tercih etmenizi tavsiye ederiz
- Lüks Markaların Yeniden Satışını Gerçekleştiren Vestiaire Collective, Hızlı Modaya Meydan Okumak İçin Yeni Bir Ölçüt Getiriyor
Fransız yeniden satış lüks çevrimiçi pazar yeri Vestiaire Collective, giyim değerini ölçmenin yeni bir yolunu sundu: giyme başına maliyet. Bu ölçüt, tüketici bakış açısını ilk satın alma fiyatından bir öğenin gerçek maliyetine dair daha kapsamlı bir anlayışa kaydırmayı amaçlıyor. Platform, 20 Nisan Dünya Günü’nde yayımladığı Döngüsellik Raporu'nda hızlı modanın hem tüketiciler, hem de gezegen için ne kadar zarar verici bir gidişatta olduğunu ortaya koydu. Hızlı moda giysilerinin genellikle daha az sıklıkla giyildiğini, daha kısa ömürlü olduğunu ve minimum yeniden satış değerine sahip olduğunu verilerle aktarırken, kaliteli ürünlerin neden tercih edilmesi gerektiğini “Aşınma başına maliyet” kriteri üstünden ele aldı. Aşınma başına maliyet, bir öğeyi ne sıklıkla giydiğinizi, ne kadar süreyle sakladığınızı, genel ömrünü ve ne kadarlık bir fiyata yeniden satabileceğinizi gösteriyor. Yakın tarihli bir tüketici anketine dayanan araştırmaları, hızlı modanın tüm bu yönlerden yetersiz kaldığını gösteriyor. Bu yeni ölçüt, moda endüstrisinde, özellikle hızlı modada aşırı tüketimin çevresel ve finansal dezavantajlarını vurguluyor. Vestiaire Collective, tüketicileri aşınma başına maliyeti değerlendirmeye teşvik ederek, daha sürdürülebilir ve bilinçli moda seçimlerine yönelik bir yaklaşımı teşvik etmeyi umuyor. Ucuz Hızlı Moda Yanlış Ekonomidir Vastiaire Collective, gerçekleştirdiği tüketici anketinde, hızlı moda ürünlerinin ortalama olarak daha az giyildiğini, daha az süre saklandığını ve yeniden satış değerinin daha düşük olduğunu ortaya koydu. Daha sonra aşınma başına maliyetleri ele aldı. Basitçe söylemek gerekirse, aşınma başına maliyet, bir ürünün fiyatından yeniden satış değeri çıkarıldıktan sonra ürünün giyilme sayısına bölünmesiyle elde edilen bir değer. Kendi markasına ait ürünler üzerinde aşınma başına analiz yaptığında, Vestiaire Collective'de önceden sevilen kıyafetlerin uzun vadede yepyeni hızlı moda ürünlerini satın almaktan %33 daha ucuz olduğunu gösterdi.. Ayrıca, önceden sevilen bir çift ayakkabı, bir hızlı moda markasının ürettiği bir çiftin maliyetinin neredeyse %50'sini kurtaracağını ortaya koydu. Bunun yerine, yüksek değerli, daha kaliteli ürünlere yatırım yapmak, paradan tasarruf etmek için daha akıllı bir seçimdir diyerek kaliteli ürün almanın öneminin altını çizdi. Raporda markanın kurucu ortağı ve başkanı Fanny Moizant, “Günümüzün enflasyon ortamında şurası çok açık: Ne insanlar ne de gezegen hızlı modayı karşılayamıyor. Bu rapor, hızlı modanın yıkıcı etkisi konusunda alarm veriyor ve aşırı tüketime ve aşırı harcamaya son verilmesi için herkese bir uyandırma çağrısı olmalı.” diyerek içindi bulunduğu sektöre de bir ayna tuttu. Günümüzün enflasyon ortamında şurası çok açık: Ne insanlar ne de gezegen hızlı modayı karşılayamıyor. Bu rapor, hızlı modanın yıkıcı etkisi konusunda alarm veriyor ve aşırı tüketime ve aşırı harcamaya son verilmesi için herkese bir uyandırma çağrısı olmalı. Hızlı Modaya Karşı Uzun Ömürlü Moda Hızlı moda, tüketicilere her zaman en yeni trendleri düşük fiyatlarla sunmaya odaklanan bir üretim ve perakende modeli. Bu modelin doğası gereği, kıyafetler geçici olacak şekilde tasarlanıyor ve daha az yıpranmaya ve daha hızlı atılmaya meyilli oluyor. Aslında, yapılan araştırmalar hızlı moda ürünlerinin %60'ının satın alındıktan sonraki bir yıl içinde çöpe atıldığını gösteriyor. Uzun ömürlü moda, ise kıyafetlerin kaliteli ve dayanıklı olması, zamansız tasarımlar içermesi ve sürdürülebilir üretim yöntemleriyle üretilmesi üzerine kurulu. Bu tür kıyafetler daha az sıklıkla satın alınıyor ancak daha uzun süre giyilerek daha az atık üretiyor. Vestiaire Collective topluluğundan elde edilen veriler, uzun ömürlü modanın somut bir örneğini. Platformdaki kullanıcılar, hızlı moda alışverişçilerinden iki kat daha uzun süre giydikleri önceden sevilen parçaları satın alıyorlar. Vestiaire Collective kullanıcıları, ürünlerini ortalama 1,4 yıl (veya diğer tüketicilere göre %31 daha uzun) saklıyor. Bu veriler, bir şeye ne kadar değer verdiysek onu o kadar iyi koruduğumuzu ve o kadar uzun süre sakladığımızı gösteriyor. Uzun ömürlü moda, sadece daha şık ve sürdürülebilir olmakla kalmaz, aynı zamanda daha ekonomik bir seçim olarak hayatımızda bizi olası ekonomik baskıların yükünden de kurtarır. Daha az kıyafet satın alarak ve onları daha uzun süre giyerek paradan tasarruf edebilirsiniz. Uzun ömürlü modaya geçiş yapmak için: Kaliteli ve dayanıklı ürünlere yatırım yapın. Zamansız tasarımlar seçin. Sürdürülebilir üretim yöntemleriyle üretilmiş ürünleri tercih edin. Kıyafetlerinize iyi bakın ve onları onararak ömrünü uzatın. İhtiyacınız olmayan kıyafetleri bağışlayın veya satın. Ve ihtiyacınız olmayan ürünleri satın almayın! Uzun ömürlü moda, daha az israf ve daha fazla stil anlamına gelir. Bu, hem gezegenimiz hem de kendimiz için daha iyi bir seçimdir. Raporun Detayları: https://www.cjoint.com/doc/24_04/NDwrE4v7TW7_VESTIAIRE-COLLECTIVE-CIRCULARITY-REPORT-2024-EN-US.pdf
- Rana Plaza Felaketinin Ardından 11 Sene Geçti. Peki Ne Değişti?
24 Nisan 2013 tarihinde Bangladeş'in Savar kentinde tekstil atölyelerinin bulunduğu Rana Plaza binası çöktü. Bu trajik olayda 1.134 işçi hayatını kaybetti ve 2.500'den fazla kişi yaralandı. Binada bulunan beş hazır giyim fabrikası ile birlikte bankalar ve mağazalar da bulunuyordu. Bu kaza hazır giyim sektöründeki en ölümcül kazalardan biri olarak tarihe geçti ve küresel çapta tekstil endüstrisinin çalışma koşullarına dair yoğun bir tartışma başlattı. Rana Plaza'da Neler Oldu? Rana Plaza binası, tekstil markaları için ürün üreten birkaç fabrikaya ev sahipliği yapıyordu. Binanın zayıf altyapısı ve artan kat sayısı nedeniyle yapısal kusurları olduğu bilinmekteydi. 24 Nisan sabahı, binada büyük çatlaklar oluşmaya başladı ve yetkililer tahliye emri verdi. Fakat fabrikalar, üretim kaybı endişesiyle işçileri tahliye etmeyi reddetti. Kısa süre sonra bina çöktü ve içinde bulunan yüzlerce insan enkaz altında kaldı. Rana Plaza felaketi, küresel çapta büyük bir şok ve öfkeye yol açtı. Bu trajedinin sorumluları hakkında soruşturmalar başlatıldı ve fabrikalarda çalışma koşullarını iyileştirmek için acil adımlar atılması gerektiği konusunda bir fikir birliği oluştu. 11 Yılda Neler Değişti? Sektör Bu Felaketten Dersler Aldı Mı? Rana Plaza felaketinden sonra tekstil sektöründe bazı önemli değişiklikler oldu. · Fabrika güvenliğine yönelik düzenlemeler sıkılaştırıldı ve binaların daha sıkı denetlenmesi sağlandı. · İşçi sendikalarına daha fazla alan tanındı ve işçilerin çalışma koşullarını iyileştirmek için pazarlık yapma yetkileri güçlendirildi. · Bazı markalar daha etik üretim uygulamaları benimsemeye başladı ve tedarik zincirlerindeki çalışma koşullarını denetlemek için daha fazla çaba göstermeye başladılar. · Tüketiciler arasında bilinç arttı ve etik üretim yapan markaları tercih etmeye başladılar. Ancak hala yapılacak çok şey var; Değişmeyen Pek Çok Şey Geçim Ücreti: · Markalar, kıyafet üreten işçilere adil ücret sözü vermesine rağmen, son on yılda bu konuda ilerleme sınırlı. · Geçim ücreti, kıyafet işçileri için hayati önem taşıyor, ancak markaların büyük bir çoğunluğu tedarik zincirlerinde geçim ücreti ödenen işçi sayısını açıklamıyor. · Birçok fabrikada çalışma koşulları hala yetersiz ve işçiler düşük ücretlere uzun saatler çalışmaya devam ediyor. · İşçi hakları ihlalleri hala yaygın ve işçiler sendikalara katılmaktan veya çalışma koşullarını eleştirmekten korkuyorlar. · Etik üretim uygulamalarını denetleyen bağımsız mekanizmalar yeterince güçlü değil. Aşırı Üretim: · Her pazar segmentindeki markalar, sürdürülebilirlik ve iklim adaletine aykırı bir aşırı tüketim kültürünü teşvik ederek her yıl muazzam miktarda giysi üretmeye devam ediyor. · Markaların %99'u ürettikleri yeni ürün sayısını azaltma taahhüdünde bulunmuyor. Karbondan Arınma: · Kötüleşen iklim krizi karşısında, dünyanın en büyük markalarının sadece üçte birinden biraz fazlası, Bilim Temelli Hedefler Girişimi tarafından doğrulanan, zamana bağlı ve ölçülebilir kısa vadeli bir karbonsuzlaşma hedefi belirlemiş durumda. · Markaların karbonsuzlaştırmaya yönelik yıllık yatırımları da yetersiz kalıyor. Şeffaflık Zorunluluğu: · Bu önemli konularda şeffaflığın eksikliği endişe verici ve markaların bu konulara ne kadar önem verdiğini sorgulatıyor. · Gelecekteki mevzuatlar şeffaflığı zorunlu hale getirebilir. Bu nedenle, markaların sektörün karşı karşıya olduğu düzenlemelere hazır olması gerekiyor. · Fashion Transparency Index raporunda , dünyanın en büyük moda markalarından 250'sinin ortalama puanı 2 puanlık artışla sadece %26'ya yükseldi. · 2023 yılında ilk kez iki marka %80 ve üzerinde puan aldı. · Ancak 250 markanın 70'i (%28) hâlâ %0-10 aralığında puan alıyor. Tedarik Zinciri Şeffaflığı: · Fashion Transparency Index raporunda incelenen 250 markanın yarısından fazlası (%52) ilk kademe tedarikçi listesini açıklıyor. Ancak bu, sektörün neredeyse yarısının hala bu bilgiyi paylaşmadığı anlamına da geliyor. · Tedarikçi listesini açıklamak, sorumluluğun ilk adım Ormansızlık · Büyük moda markalarının yalnızca %12'si bu yıl sıfır ormansızlaştırma konusunda zamana bağlı, ölçülebilir bir taahhüt yayınladı; geçen yıla göre %3 düşüş gösterdi. · Ayrıca yalnızca %7'si sıfır ormansızlaşmaya ulaşma yönünde ölçülebilir ilerleme yayınlıyor. İklim Krizi · Büyük moda markalarının yalnızca %9'u tedarikçilerinin yenilenebilir enerjiye geçişini desteklemek için hangi adımları attıklarını paylaşıyor. · Markaların %94'ü hâlâ kıyafetlerinin üretiminde hangi yakıtın kullanıldığını bize söylemiyor. · 250 markadan yalnızca 2'si, sektörün umutsuzca yavaşlamaya ve küçülmeye ihtiyaç duyduğu bir dönemde, küçülme taahhüdünü paylaştı. Rana Plaza felaketini unutmamalıyız. Bu trajedinin sorumlularının adalete teslim edilmesi ve tekstil sektöründe köklü değişikliklerin yapılmasını sağlamak için mücadeleye devam etmeliyiz. Hepimiz, daha adil ve etik bir tekstil endüstrisi için elimizden geleni yapabiliriz. Felaketin Süreçleri 2013 yılında Bangladeş'te Rana Plaza tekstil fabrikasının çökmesinden sonra tazminat için başlatılan kampanya 2 yıldan fazla sürdü. Gizli anlaşmalar, kendilerini mağazalara zincirleyen aktivistler, küresel dilekçeler ve G7 liderlerinin açıklamalarıyla nihayet 30 milyon dolarlık bir fon toplandı. · 15 Haziran 2014: Bangladeş Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, hatalı tasarım nedeniyle 14 kişi hakkında dava açtı · 1 Haziran 2015: Bangladeş Polisi, binanın sahipleri de dahil olmak üzere 42 kişiyi cinayetle suçladı. · Fon dağıtımı: 2015 yılında fonun dağıtımı başladı. Yaralı ve tazminat hak sahibi olanlar Dakka'da kayıt altına alındı ve ödemeler, her bireyin bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısına ve yeni asgari ücrete göre hesaplandı. · Markaların tepkisi: Bazı markalar fonu desteklerken, bazıları bağış yapmaktan kaçındı. Walmart gibi büyük markalar tahmini bağış miktarının çok altında rakamlar verdi. Bu durum küresel bir kampanyaya yol açtı ve Benetton gibi markalara baskı yapıldı. · G7 müdahalesi: Rana Plaza'nın ikinci yıl dönümünde G7 liderleri tazminat fonuna katkı çağrısında bulundu. Almanya'nın G7 başkanlığında "Vizyon Sıfır Fonu" adında bir sigorta tröstü kurulması taahhüt edildi. Bu fon, gelecekteki felaketleri önlemeyi de amaçlıyordu · 28 Temmuz 2016: Sanıklar suçlandı. Dava daha sonra ertelendi. · 29 Ağustos 2017: Fabrika sahibi Sohel Rana, yolsuzlukla mücadele komisyonuna servetini beyan etmediği için 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı. 2021 itibariyle: · Hem cinayet hem de imar kanunu ihlali davaları devam ediyor. · Sadece Sohel Rana gözaltında. Diğer sanıklar kefaletle serbest, kayıp veya ölmüş durumda. Moda sektöründe şeffaflık artıyor olsa da, temel konularda ilerleme hızı yavaş. Geçim ücreti, aşırı üretim ve karbondan arınma gibi kritik konularda markaların daha fazla adım atması ve şeffaflık konusunda daha proaktif olması gerekiyor. Gelecekteki düzenlemelere hazırlıklı olmak için de şimdi harekete geçmeleri önemli. Rana Plaza felaketi hakkında daha fazla bilgi edinmek için: · Temiz Giysi Kampanyası: https://www.temizgiysi.org/street-action-for-rana-plaza-victims/ · Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO): https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/---asia/---ro-bangkok/---ilo-dhaka/documents/publication/wcms_317816.pdf · Rana Plaza Kurbanları Anıt Fonu: https://www.theguardian.com/sustainable-business/2015/jun/10/rana-plaza-fund-reaches-target-compensate-victims · Fashion Revolution : https://www.fashionrevolution.org/about/transparency/ · Wikipedia : https://en.wikipedia.org/wiki/Rana_Plaza_collapse
- Skechers, Make-A-Wish ile 300 Çocuğun Hayalini Gerçekleştirdi
Skechers, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda Make-A-Wish Türkiye ile iş birliği yaparak 300 çocuğun hayalindeki ayakkabıyı gerçeğe dönüştürüyor. "Bi'Çift Hayalimiz Var" sloganıyla yola çıkan Skechers, çocukların güvenli adımlarla hayallerine ulaşmalarını sağlamak için sosyal sorumluluk projelerine imza atıyor. Proje kapsamında, 3–18 yaş aralığındaki hayati risk taşıyan hastalıklarla mücadele eden çocukların dileklerini gerçekleştiren Make-A-Wish Türkiye iş birliğiyle, Skechers 300 çocuğun "bi'çift ayakkabı" hayalini gerçekleştiriyor. Olka Grup CEO'su Yasin Kavşak, çocukların her alandaki potansiyellerini gerçekleştirmeleri için toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekiyor. Skechers'ın Türkiye temsilciliğini gururla yürüttüklerini belirten Kavşak, markanın binlerce kişiye istihdam sağlayan bir sorumlulukla çocukların hayallerine destek olmaya devam ettiğini ifade ediyor. Skechers'ın çocukların mutluluğuna ve potansiyellerine destek olma çabasına vurgu yapan Kavşak, Suna'nın Kızları ve Şehir Dedektifi gibi projelerle kız çocuklarının desteklenmesine önem verdiklerini söylüyor. “Skechers’ın Türkiye’deki temsilciliğini 2011 yılından bu yana Olka Grup olarak gururla yürütüyoruz. Çocukların kendi potansiyellerini gerçekleştirmeleri için toplumsal farkındalığın önünü açmayı binlerce kişiye istihdam sağlayan bir marka olarak sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Kız çocuklarının her alanda desteklenmesi gerektiğine olan inancımızla Suna’nın Kızları ve Şehir Dedektifi ile bir araya geldiğimiz “Güvenli Adımlar” projesinin akabinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda da onların renkli dünyasının bir parçası olmak istedik. Bu amaçla Make-A- Wish Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz proje kapsamında 300 Dilek Çocuğu’nun hayalindeki ayakkabıya kavuşmasını hedefledik. Bu özel bayram dolayısıyla her bir adımımızda çocukların mutluluğuna ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine destek olduğumuz için gururluyuz. Geleceğin güçlü bireylerini desteklemek için toplumda değer yaratan sosyal sorumluluk projelerimizi sürdürmeye ve hep birlikte adım adım ilerlemeye devam edeceğiz” Make-A-Wish Türkiye Bir Dilek Tut Derneği Genel Müdürü Özlem Özen ise Skechers ile yürütülen iş birliğinin değerini vurgulayarak, farklı hastalıklarla mücadele eden çocukların hayallerini gerçekleştirme konusundaki çabalara destek olmanın önemine dikkat çekiyor. “2000 yılından bu yana kurumsal ve bireysel desteklerle, farklı hastalıklarla mücade eden çocuklarımızın hayallerini gerçekleştirerek, hastalıklarla mücadelelerinde onlara ve ailelerine destek olmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalar içinde Skechers gibi markaların bizimle çocukların hayallerine destek olması, bizim için son derece değerli. Bi’Çift Hayalimiz Var gibi iyilik projeleriyle iş birliğimize devam etmeyi umut ediyoruz” Skechers gibi markaların çocukların hayallerine destek olmasının değerli olduğunu belirten Özen, "Bi’Çift Hayalimiz Var" gibi iyilik projeleriyle iş birliğini sürdürmeyi umduklarını ifade ediyor.
- Bugün Dünya Günü..
Her yıl 22 Nisan tarihinde kutlanan ve çevresel farkındalığı artırmayı ve küresel çevre sorunlarına karşı harekete geçmeyi amaçlayan bugünde Devir Daim Enstitüsü anlamlı bir projeye imza attı. Kredi: isilergincan Işıl Ergincan giydiği atık kumaşlarla Dünya’nın sesi oldu ve “Artık Bu Yükü Kaldıramıyorum” diyerek tüketim çılgınlığına tepkisini gösterdi. Sadece Türkiye’de her yıl 1 milyon ton tekstil ürünü çöpe gidiyor. - Bir tişört + bir kot pantolon üretimi için 10 ton su tüketiliyor - Geleneksel pamuktan tek bir tişört üretmek için 2700 litre su harcanıyor - Tek bir kot pantolon üretimi için ise 7570 litre su tüketiliyor - Tekstil ürünlerinin yıkanmasıyla her yıl okyanusa 500.000 ton mikro-fiber karışıyor; yani yaklaşık 50 milyar plastik şişe kadar Moda, sadece güzel görünmenin ötesinde, kimliğimizi ve değerlerimizi ifade etmenin de bir yolu. Ancak, geleneksel moda anlayışı, çevresel açıdan yıkıcı bir etkiye sahip. #DöngüselModa, bu soruna çözüm sunan, sürdürülebilir alternatiflerden biri.. Bu güzel proje için kendilerini tebrik ediyoruz. Her adım, her seçim fark yaratır. Her Alışveriş Bir Tercih, Her Alışveriş Bir Vazgeçiştir. Döngüsel modaya siz de katkıda bulunarak, daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebiliriz. Yük: @isilergincan Yönetmen: @no.protection @devridaimenstitusu Döngüsel Moda Nedir? Döngüsel moda, geleneksel, doğrusal "üretim-tüketim-atık" modelinin aksine, giyim eşyalarının ve aksesuarların yaşam döngüsünü yeniden tasarlayan bir yaklaşımdır. Bu modelde, ürünlerin uzun ömürlü olması, yeniden kullanılabilmesi, onarılabilmesi ve geri dönüştürülebilmesi amaçlanır. Döngüsel modanın temel prensipleri: Uzun Ömürlü Tasarım: Ürünler, uzun ömürlü ve dayanıklı olacak şekilde tasarlanmalıdır. Doğal ve Yerel Malzemeler: Yenilenebilir, geri dönüştürülebilir ve sürdürülebilir kaynaklardan elde edilen malzemeler tercih edilmelidir. Üretim: Üretim süreçleri, çevre dostu ve etik olmalıdır. Tüketim: Tüketiciler, bilinçli seçimler yapmalı ve ürünlerini uzun süre kullanmalıdır. Onarım ve Yeniden Kullanım: Kullanılmış ürünler, onarılarak veya yeniden tasarlanarak tekrar kullanılabilir. Geri Dönüşüm: Kullanılamayacak ürünler, geri dönüştürülerek yeni ürünlere dönüştürülebilir. Paylaşım Ekonomisi: Giyilmeyen kıyafetler satılabilir, bağışlanabilir veya takas edilebilir Döngüsel modanın faydaları: Çevresel kirliliği azaltır. Atık miktarını düşürür. Doğal kaynakların korunmasına yardımcı olur. Ekonomik kalkınmayı teşvik eder. Daha adil ve etik bir moda sektörü oluşturur. Döngüsel modaya nasıl katkıda bulunabilirsiniz: Sürdürülebilir markalardan alışveriş yapabilirsiniz. İkinci el ürünler satın alabilirsiniz. Giysilerinizi onarabilir ve yeniden kullanabilirsiniz. Giysilerinizi geri dönüştürebilirsiniz. Daha az alışveriş yapabilirsiniz. Giymediğiniz kıyafetleri satın, bağışlayın veya takas edin. Döngüsel modanın önemini çevrenizdekilere anlatın, bu konuda bilinçlendirme çalışmaları yaparak Farkındalık Yaratın
- Amerikan Görüntü Ödülleri (American Image Awards), Sektör Liderlerini ve İnovatörleri Yüzüncü Yıl Gala Yemeğinde Buluşturdu
Image credits: global fashion agenda Prestijli Amerikan Görüntü Ödülleri, Salı akşamı, giyim ve ayakkabı endüstrilerinden vizyonerleri ve savunucuları, bu yıl yüzüncü yılını kutlayan efsanevi Gotham Hall'de düzenlenen muhteşem gala yemeğinde bir araya geldi. Aralarında ünlü tasarımcı Todd Snyder'ın da bulunduğu özel konuklar arasında Cynthia Rowley ve Michelle Ochs gibi isimler de yer aldı. Amerikan Moda Tasarımcıları Konseyi (CFDA), sekizinci yıl üst üste etkinliğin hayır kurumu olarak yer aldı. CFDA CEO'su Steven Kolb konuşmasında, "Amerikan Görüntü Ödülleri muhteşem bir etkinlik ve AAFA liderliği ile birlikte yarattığımız fırsatları yansıtmak için her zaman harika bir gece." diyerek gecenin öneminin altını çizdi. Yaklaşık yarım yüzyıldır Amerikan Görüntü Ödülleri Amerikan Giyim ve Ayakkabı Derneği (AAFA) tarafından işletilmekte. Bu ulusal ticaret derneği, küresel piyasada rekabet eden birçok giyim, ayakkabı ve dikiş ürünleri şirketini ve tedarikçisini temsil ediyor. AAFA'nın şemsiyesi altında 1.000'den fazla dünyaca ünlü marka bulunurken, dernek yılda bir kez, üyelerini olağanüstü liderlik ve mükemmellikle öne çıkanlar olarak onurlandırdığı bir gala düzenliyor. Yılın Sürdürülebilirlik Ödülü Global Fashion Agenda’ya Bu yılki törenin en öne çıkanlarından biri, Yılın Şirketi olarak Carhartt'ın tanınmasıydı. 1889'da kurulan Detroit merkezli aile şirketi, son dönemde birçok kesime hitap eden bir popülerlik kazandı. Danilo Amoretty, Küresel Ürün Tedarik ve Operasyonlar Başkanı, Carhartt adına ödülü kabul ederken, şirketin zengin mirasını ve geniş çapta ilgi çeken yapısını tanıdı. Gecede ayrıca sektörün önde gelen isimlerine prestijli ödüller takdim edildi. Yılın Kişisi ödülü, Ann Taylor, Haven Well Within, Lane Bryant, LOFT ve Talbots'tan oluşan çok markalı bir perakende işletme şirketi olan KnitWell Group'un İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su Lizanne Kindler'a verildi. Yılın Öncüsü ödülü ise MMG Advisors'un Kıdemli Yönetici Ortaklarından Allan Ellinger’a verildi. Ellinger, moda ve tüketici ürünleri sektörüne odaklanan 35 yıllık bir yatırım bankacılığı danışmanlık firması olan Trailblazer of the Year olarak onurlandırıldı. Image credits: global fashion agenda Yılın Eko-Steward'ı, tüm eko-sistem genelinde insanlar ve gezegen için net pozitif bir moda endüstrisi yaratma nihai vizyonuna sahip Danimarkalı kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Global Fashion Agenda'nın CEO'su Federica Marchionni ‘ye verildi. Kuruluş, moda endüstrisinde sürdürülebilirliği teşvik etmesi nedeniyle Yılın Çevre Sorumlusu seçildi. Akşamın doruğu, Carolina Herrera'nın Kreatif Direktörü Wes Gordon'a Yılın Tasarımcısı ödülünün verilmesiydi. Atlanta doğumlu, Londra'da eğitim görmüş Gordon, yedi yıl önce efsanevi tasarımcıdan gelen bir istek üzerine bu role geçti ve lüks moda evi için hazır giyim, parfüm, güzellik ve gözlük alanlarında küresel yaratıcı stratejiyi yönlendirdi. "Burada durduğumda, kendimi Carolina Herrera'nın yaratıcılığına güvenen biri olarak buluyorum. Bu gerçekten de bir rüya gerçekleşmesi." dediği duygusal kabul konuşmasında Gordon, kocası, ebeveynleri ve Carolina Herrera ekibine teşekkür etti. "Gecenin sonunda, moda dünyasında çalışmanın ayrıcalığını yaşadığımı biliyorum." diyen Gordon, kariyerinin tutku ve özveri ile dolu olduğunu belirtti. Wes Gordon, American Image Awards 'de kutlanan inovasyon ve mükemmelliğin ruhunu temsil ediyor. Amerikan Görüntü Ödülleri ve ödül alanlar hakkında daha fazla bilgi için lütfen www.americanimageawards.org adresini ziyaret ediniz. Image credits: global fashion agenda Global Fashion Agenda (GFA), moda endüstrisinin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmak için kurulmuş kar amacı gütmeyen bir kuruluş. 2009 yılında kurulan GFA, sektör liderlerini, hükümetleri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirerek, daha adil ve çevre dostu bir moda endüstrisi yaratmak için çalışmakta. GFA'nın çalışmaları, beş temel ilke üzerine kuruludur: Çevresel Etkiyi Azaltmak: GFA, sera gazı emisyonlarını azaltmak, su ve kimyasal madde kullanımını en aza indirmek ve atıkları azaltmak için çalışmakta. Sosyal Adaleti Teşvik Etmek: GFA, adil çalışma koşullarını teşvik etmekte, insan haklarını korumakta ve tedarik zincirinde şeffaflığı geliştirmekte. Ekonomik Refahı Sağlamak: GFA, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomi yaratmak için çalışmakta Yeniliği Teşvik Etmek: GFA, sürdürülebilir moda çözümleri geliştirmek için araştırma ve geliştirmeyi teşvik etmekte. İşbirliğini Desteklemek: GFA, sektör paydaşları arasında işbirliğini teşvik etmekte.
- ASICS, En Sürdürülebilir Koşu Ayakkabısı Nimbus Mirai Tanıttı
Küresel spor giyim lideri ASICS, bugüne kadarki en çevre dostu performans koşu ayakkabısını, Nimbus Mirai'yi piyasaya sürdü. Döngüsel bir yaşam döngüsünü göz önünde bulundurarak tasarlanan Nimbus Mirai, hem sürdürülebilirliğe hem de olağanüstü koşu deneyimine öncelik veriyor. Tekrar Koşmak İçin Yeniden Yapıldı Nimbus Mirai, ASICS'in 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşma hedefinin önemli bir adımını temsil ediyor. Geri dönüştürülebilirliği temel alan ayakkabı, tek katmanlı polyesterden üretilmiş tek bir üst kısma sahip ve bu da daha sonraki yaşam döngüsünde sorunsuz sökülmeyi kolaylaştırıyor. Ayrıca ASICS, kullanım sırasında üstün dayanıklılık sunarken geri dönüşüm sürecinde ayrılmayı kolaylaştıran ayakkabısı için benzersiz bir yapıştırıcı geliştirdi. Bu yenilik, ayrılabilir üst kısım tasarımıyla birlikte, ayakkabının yüksek oranda yeni ürünlere dönüştürülmesini sağlıyor. Testler, üst malzemenin %87,3'ünün geri kazanılıp yeni polyester olarak yeniden kullanılabileceğini doğruluyor. Sürdürülebilir Malzemeler, Muhteşem Performans Nimbus Mirai, sürdürülebilirlik için performanstan ödün vermiyor. Şeker kamışı işleme artıklarından elde edilen yaklaşık %24 yenilenebilir malzemeden üretilen FF Blast Plus Eco orta taban, ASICS'in imzası olan bulut benzeri yastıklamayı sunar. Döngüyü Kapatma: Sorumlu Bir Ömrün Sonu Çözümü ASICS, üretim ötesinde de sorumluluk alıyor. Şirket, Birleşik Krallık, Hollanda ve Fransa gibi seçkin pazarlarda yeni bir iade programı sunuyor. Koşucular kullanılmış Nimbus Mirai ayakkabılarını ASICS mağazalarına geri götürebilir veya belirlenmiş bir nakliye yöntemini kullanabilirler. Asics Nimbus Mirai ürün geliştirme proje lideri Fumitaka Kamifukumoto, yaptığı açıklamada; "Nimbus Mirai, ASICS için dönüm noktası niteliğinde bir anı temsil ediyor," diyor " Nimbus Mirai bizim için gurur verici bir an ve 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonlu bir işletme olma hedefimizde önemli bir kilometre taşı. Ürünün performansından hiçbir şekilde ödün vermemek odak noktamız olmaya devam etti, böylece koşucular ayakkabıyı diğer Asics ayakkabıları gibi giyebilir, vücutlarını ve zihinlerini yenilerken korunabilir ve desteklenebilir. “Ancak koşuculardan bu ayakkabıyla fazladan bir adım atmalarını ve işlerini bitirdikten sonra bize geri getirmelerini istiyoruz. Birlikte gelecek nesiller için 'Sağlıklı Bir Dünya' yaratabiliriz" ASICS Nimbus Mirai, erkekler ve kadınlar için ASICS perakende mağazalarında ve çevrimiçi olarak 180 pound / 200 euro / 180 ABD doları fiyatla satışa sunulmaktadır.
- İzmir Ekonomi Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü, Karma Marka ile "Upcycle Workshop" Etkinliğinde Buluştu
İzmir Ekonomi Üniversitesi Moda Tasarımı bölümü son sınıf öğrencileri, 3 Nisan tarihinde Karma Marka Mağazacılık ile iş birliğinde “Upcycle Workshop” adlı bir etkinlik gerçekleştirerek atık denimleri yeniden değerlendirdi. Global ve lokal markaları çatısı altında bulunduran Karma Marka, bu proje kapsamında markalarından biri olan Lee ve Wrangler'a ait atık denimleri öğrencilere sundu. Yaratıcılıklarını ve el becerilerini konuşturan öğrenciler, bu atık denimleri kullanarak özgün ve sürdürülebilir ürünler tasarladı. Sürdürülebilir moda anlayışına katkıda bulunan bu proje, moda sektörünün geleceği için gençleri umutlandıran projelerden. Bu tür iş birlikleri, moda tasarım öğrencilerinin becerilerini geliştirmelerine ve sektöre hazırlanmalarına katkıda bulunurken, aynı zamanda atık tekstil ürünlerinin değerlendirilmesi ve çevreye duyarlı bir bilincin oluşmasına da katkı sağlıyor. Emeği geçen tüm öğrencileri, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Karma Marka ailesini kutluyoruz. Sürdürülebilir moda: Sürdürülebilir moda, üretim aşamasından ürünün tüketilmesine ve elden çıkarılmasına kadar tüm aşamalarında çevreye ve insan sağlığına duyarlı bir şekilde üretilen moda anlayışını ifade eder. Bu anlayışa göre, atık tekstil ürünlerinin değerlendirilmesi ve yeni ürünlere dönüştürülmesi önemli bir rol oynar Upcycle Nedir? Upcycle, kullanılmış veya atıl malzemeleri yenilikçi ve yaratıcı bir şekilde yeniden kullanarak daha değerli ürünlere dönüştürme sürecidir. Upcycle, atık miktarını azaltmaya ve sürdürülebilirliği teşvik etmeye yardımcı olur. 🌿 🌿 🌿 #BiModaHayat #BeNice #AjansBeNice #SürdürülebilirModa #UpcycleWorkshop #AtıkDenim #YenidenDönüşüm #ModaTasarımı #İzmirEkonomiÜniversitesi #KarmaMarka #LeeWrangler
- Uluslararası Woolmark Ödülü, Gelecek Nesil Moda Yeteneğini Desteklemek için Stratejik Güncellemeler Duyurdu
Uluslararası Woolmark Ödülü (International Woolmark Prize), gelecek nesil moda yeteneklerini daha iyi desteklemeyi amaçlayan bir dizi stratejik güncelleme duyurdu. Bu güncellemeler, ödülün sektörün gelişen ihtiyaçlarına ayak uydurmasını ve gelecek nesil tasarımcıların inovasyon ve sürdürülebilirlik konusundaki tutkularını gerçekleştirmesine yardımcı olmasını sağlayacak. En önemli değişikliklerden biri, başvuruların 16 Nisan'dan 30 Haziran'a kadar açık olacağı, ardından bir danışma konseyinin bir araya gelerek finalistleri ve daha sonra 300.000 Avustralya doları alacak kazananı seçeceği programın bu yılki bölümü öncesinde geldi. Bu değişiklik, katılımcılara inovasyona odaklanmaları için daha fazla zaman sağlayarak tasarımlarını geliştirmeleri ve mükemmelleştirmeleri için daha fazla alan tanıyacak. Ayrıca, ödül ilk kez iki yıllık bir programa yayılacak. Bu, tasarımcıların fikirlerini geliştirmeleri, prototipler oluşturmaları ve nihai koleksiyonlarını sunmaları için daha fazla zaman ve kaynak sağlayacak. Değerlendirme kriterleri de sürdürülebilirliğe daha fazla odaklanacak şekilde güncellenecek. Bu, ödülün sadece yenilikçi ve yaratıcı tasarımları değil, aynı zamanda çevresel etkiyi de göz önünde bulunduran tasarımları teşvik etmesine yardımcı olacak. Kesin ayrıntılar henüz açıklanmadı, ancak sürdürülebilirlik değerlendirmenin önemli bir parçası olacak. Bunlara ek olarak, Karl Lagerfeld Ödülü de güncellenecek. Konsept, "moda endüstrisinde Merinos yünü inovasyonunun sınırlarını zorlayan herhangi bir markaya" verilecek bir "endüstri ödülü" olarak genişletilecek. Bu, ödülün kapsamını genişletecek ve daha fazla markanın Merinos yünü ile yenilikçi ve sürdürülebilir tasarımlar geliştirmesine ilham verecek. Woolmark'ın genel müdürü John Roberts, ödülün güncellenmesine ilişkin şunları söyledi: "Uluslararası Woolmark Ödülü genç yetenekleri desteklemeye kararlıdır. Bunu etkili bir şekilde yapabilmek için tasarımcıların daha fazla mali desteğe, sürdürülebilir malzemelere daha iyi erişime ve en son teknolojiyle yenilik yapmak için zamana ihtiyacı var. Revize edilen programımız sektörün gelişen ihtiyaçlarına daha yakından uyum sağlıyor." Uluslararası Woolmark Ödülü, 1953 yılından beri dünyanın en prestijli moda yarışmalarından biri olarak kabul edilmektedir. Ödül, tasarımcılara küresel bir platform sunarak kariyerlerini başlatmalarına ve sektördeki en önemli isimlerle bağlantı kurmalarına yardımcı olmuştur. Güncellenen Uluslararası Woolmark Ödülü hakkında daha fazla bilgi için lütfen https://www.woolmarkprize.com/ adresini ziyaret edin.












