top of page

Norwich’te Sürdürülebilir Moda Sınıftan Çıkıp Şehre Yayılıyor

Yazarın fotoğrafı: BiModaHayat
BiModaHayat
19 saat önce
5 dakikada okunur

Norwich University of the Arts, Sürdürülebilir Moda Haftası kapsamında yalnızca öğrencilerini değil; müzeleri, perakendecileri, ikinci el girişimlerini ve şehir sakinlerini aynı programda buluşturuyor. Ortaya çıkan model ise, moda eğitiminde giderek daha fazla tartışılan bir soruyu yeniden gündeme getirdi.Sürdürülebilirlik öğrencilere ayrı bir ders olarak mı anlatılmalı, yoksa tasarım yapmanın temel yöntemlerinden biri mi olmalı?


Norwich’te Sürdürülebilir Moda Sınıftan Çıkıp Şehre Yayılıyor

Bir moda öğrencisinin eğitim hayatı boyunca renk, form, siluet, kumaş ve koleksiyon geliştirmeyi öğrenmesi uzun zamandır eğitimin doğal bir parçası. Bugün ise bu listeye başka sorular ekleniyor.

Bir ürün ne kadar süre kullanılacak? Tamir edilebilecek mi? Malzemesi nereden geliyor? Üretim sonrasında ne olacak? Tasarımcı yalnızca yeni bir ürün yaratmaktan mı sorumlu, yoksa o ürünün içinde bulunacağı sistemi de düşünmeli mi?


İngiltere'nin Norwich kentinde bu hafta devam eden Sustainable Fashion Week 2026, tam da bu dönüşümün küçük fakat dikkat çekici örneklerinden birini sunuyor.


26 Eylül–4 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen Norwich programının merkezi, ikinci kez Norwich University of the Arts (NUA). Ancak etkinlik üniversite kampüsüyle sınırlı değil. Norwich Castle Museum, John Lewis Norwich, ikinci el ve yeniden kullanım odaklı New-U ve NANSA gibi farklı aktörler programın parçaları arasında yer alıyor. Norwich University of the Arts


Böylece sürdürülebilir moda, öğrencilerin üzerinde çalıştığı akademik bir başlıktan çıkıp kentin farklı noktalarında karşılaşılan ortak bir meseleye dönüşüyor.




Bu Yılın Meselesi Daha Az Tüketmekten Biraz Daha Büyük


Sustainable Fashion Week'in 2026 teması “Threads of Resistance” — “Direnişin İplikleri.”

Etkinliğin arkasındaki A Single Thread, bu yılki yaklaşımı aşırı tüketime ve hızlı moda sistemine karşı alternatifler oluşturmak üzerinden tanımlıyor. Onarmak, yeniden kullanmak, yeniden giymek ve var olan kıyafetlerin ömrünü uzatmak programın merkezinde. Üstelik organizasyon kendisini özellikle topluluk odaklı bir hareket olarak konumlandırıyor. A Single Thread


Bu ayrım önemli. Çünkü sürdürülebilir moda tartışması uzun süre tüketicinin “daha iyi ürün satın alması” üzerinden ilerledi. Daha sürdürülebilir kumaşlar, daha etik markalar, daha bilinçli alışveriş…

Oysa döngüsel moda tartışmasının giderek büyüyen bölümü artık başka bir soruya yöneliyor:

Her ihtiyacın karşılığı gerçekten yeni bir ürün olmak zorunda mı?

Norwich programında görünür onarım, doğal boyama, eko-baskı, ileri dönüşüm, eski tişörtlerden yeni ürünler yapma, dokuma ve kıyafet takası gibi etkinliklerin bir arada bulunması bu nedenle anlamlı. Üniversite öğrencilerinin işleri ise kampüsten çıkarılarak John Lewis Norwich'in vitrin ve mağaza alanlarına taşınıyor. Norwich University of the Arts


Burada onarım, nostaljik bir el işi faaliyeti olmaktan çıkıyor; moda sistemindeki “satın al–kullan–at” döngüsüne alternatif bir beceri olarak yeniden tanımlanıyor.


Değişim Moda Okulunda mı?



Norwich örneğinin BMH açısından en ilginç tarafı ise etkinlik programından çok üniversitenin eğitim yaklaşımında ortaya çıkıyor.


Norwich University of the Arts, sürdürülebilirliği yalnızca moda ve tekstil öğrencilerinin seçebileceği özel bir çalışma alanı olarak tarif etmiyor. Üniversitenin açıkladığı eğitim modelinde sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı yaratıcı öğrenme stratejisinin içine yerleştirilmiş durumda; her eğitim biriminde öğrencilerin sürdürülebilir uygulamaları anlamasına ve kullanmasına yönelik öğrenme çıktıları bulunuyor ve en az bir proje doğrudan sürdürülebilirlik sorunlarına odaklanıyor.


Bu yaklaşım aslında moda eğitimi açısından önemli bir zihniyet değişimini temsil ediyor. Çünkü bir tasarımcıya eğitim hayatının sonunda birkaç haftalık “sürdürülebilir moda” dersi vermekle, öğrencinin daha ilk tasarım kararından itibaren malzemeyi, atığı, kullanım süresini, üretimi ve ürünün sonraki yaşamını hesaba katmasını istemek aynı şey değil. İkincisinde sürdürülebilirlik bir uzmanlık alanı olmaktan çıkıyor.


Tasarımın Kendisine Dönüşüyor.


Bu düşünce Norwich'e özgü de değil. Ellen MacArthur Foundation'ın moda alanındaki döngüsel tasarım yaklaşımı, dönüşümün yalnızca “daha sürdürülebilir bir ürün” yaratmakla gerçekleşemeyeceğini; ürünlerin nasıl tasarlandığından onarım, yeniden satış, kiralama, yeniden üretim ve geri kazanım altyapısına kadar bütün sistemin düşünülmesi gerektiğini savunuyor. Vakfın eğitim kaynakları da döngüsel tasarım yaklaşımının üniversite müfredatlarına entegre edilmesine yönelik özel materyaller içeriyor. Ellen MacArthur Foundation


Dolayısıyla yeni nesil moda tasarımcısının görevi yalnızca güzel bir ceket tasarlamak olmayabilir.

Belki de o ceketin sökülebilirliğini, tamir edilebilirliğini, yeniden satılabilirliğini ve yıllar sonra malzemesinin ne olacağını da düşünmesi gerekecek.


Tamir Etmek Yeniden Ekonomik Bir Beceriye Dönüşüyor


Norwich'teki görünür onarım ve yeniden kullanım etkinliklerini yalnızca bilinçlendirme çalışmaları olarak görmek de eksik kalabilir. Çünkü 2026 itibarıyla tamir ve ikinci el modelleri moda sektöründe giderek daha fazla iş modeli başlığı altında tartışılıyor.


Ellen MacArthur Foundation'ın Mayıs 2026'da yayımladığı çalışmada yeniden satış ve onarım modelleri, kaynak verimliliğinin yanında ekonomik değer ve istihdam yaratabilecek büyüyen bir alan olarak değerlendiriliyor. Aynı çalışma, mevcut ekonomik düzenin birçok ülkede hâlâ yeni ürün üretmeyi mevcut ürünü dolaşımda tutmaktan daha avantajlı hale getirdiğine dikkat çekiyor. Bu açıdan bakıldığında üniversitedeki bir onarım atölyesinin anlattığı şey yalnızca “eski kıyafetinizi çöpe atmayın” değil.


Öğrenciler açısından bu beceriler gelecekte kurulabilecek onarım servislerinin, yeniden satış platformlarının, yeniden üretim modellerinin ve döngüsel moda işletmelerinin de başlangıç noktası olabilir.


Norwich programında yaratıcı kariyer, serbest çalışma ve değişen sektöre uyum sağlama üzerine mezun buluşmalarının sürdürülebilir moda programıyla yan yana yer alması bu nedenle tesadüf değil.


Şehrin Tekstil Geçmişi de Hikâyenin İçinde


Norwich'in bu programa ev sahipliği yapması ayrıca tarihsel bir katman taşıyor.

Kentin tekstille ilişkisi yeni değil. Norfolk Museums Service koleksiyonlarında Norwich'e özgü şalların yanı sıra 18. yüzyıldan kalma worsted kumaş desen kitapları, ipekler ve 19. yüzyıl tekstil örnekleri bulunuyor. Kentin tekstil geçmişi bugün müze koleksiyonlarında hâlâ izlenebiliyor. Norfolk Museums Service


Bu nedenle Norwich Castle Museum'ın Sürdürülebilir Moda Haftası programına katılması ayrıca anlamlı.

Bir tarafta geçmişte kumaşın nasıl üretildiğini, kullanıldığını ve saklandığını gösteren tekstil mirası; diğer tarafta yeni neslin moda ürünlerini nasıl daha uzun süre dolaşımda tutabileceğini tartıştığı atölyeler bulunuyor. Aslında moda tarihiyle moda geleceği aynı masaya oturuyor.


Carry Somers ile Moda Doğayla Yeniden İlişkilendiriliyor


Programın dikkat çeken isimlerinden biri de Fashion Revolution'ın kurucu ortaklarından Carry Somers.

Somers'ın The Nature of Fashion kitabı etrafında şekillenen konuşması; kıyafet ile toprak, tekstil hammaddeleri, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik arasındaki bağlantıları ele alıyor. Norwich University of the Arts


Bu da sürdürülebilir moda eğitiminde yaşanan bir başka dönüşüme işaret ediyor. Çünkü moda uzun yıllar boyunca çoğunlukla koleksiyonun bitmiş hali üzerinden öğretildi. Bugün ise bir kumaşın hikâyesi artık kumaş mağazasında başlamıyor. Pamuktan yüne, selülozik liflerden boya maddelerine kadar moda, tarım sistemleriyle, toprakla, suyla, kimyayla ve biyolojik çeşitlilikle doğrudan bağlantılı.


Dolayısıyla geleceğin tasarımcısının malzemeyi yalnızca dokusu ve görünümü üzerinden değerlendirmesi giderek daha yetersiz hale geliyor.


Üniversite Artık Yalnızca Sektöre Çalışan Yetiştirmiyor


Norwich modelinin belki de en ilginç tarafı burada ortaya çıkıyor. Geleneksel moda eğitiminin temel amaçlarından biri öğrenciyi var olan sektöre hazırlamaktı.

Koleksiyon hazırla. Portfolyo oluştur. Staj yap. Markaya gir. Ürün geliştir.

Fakat sektörün kendisi dönüşmesi gereken sistem olarak görülmeye başladığında moda okulunun görevi de değişiyor.


Üniversite artık yalnızca öğrencisine “Bu sektörde nasıl çalışırsın?” sorusunun cevabını vermiyor.

Bir başka soruyu da sormaya başlıyor:


“Bu Sektör Başka Türlü Nasıl Çalışabilir?”


İşte sürdürülebilir moda eğitiminin asıl potansiyeli belki de burada. Çünkü üniversiteler markaların günlük ticari baskılarından kısmen uzakta; henüz ekonomik olarak ölçeklenmemiş fikirlerin, yeni malzemelerin, farklı üretim yöntemlerinin ve alışılmışın dışındaki iş modellerinin denenebileceği alanlar yaratabiliyor.

Bu da öğrenciyi yalnızca sektörün gelecekteki çalışanı değil, sektörün çalışma biçimini sorgulayabilecek bir aktör haline getiriyor.


Ama Bir Moda Haftası Sistemi Değiştirmeye Yetmez


Elbette birkaç günlük atölyeler, kıyafet takasları ve öğrenci sergileri küresel moda sektörünün üretim hacmini ya da atık sorununu tek başına değiştiremez. Hatta sürdürülebilirliğin yalnızca bireysel tüketici davranışlarına indirgenmesi, üretim miktarları, şirket stratejileri, tedarik zincirleri ve politika gibi çok daha büyük yapısal meseleleri görünmez bırakma riski de taşıyor.


Tam da bu nedenle Norwich örneğinin asıl değeri “insanlara daha sürdürülebilir alışveriş yapmayı öğretmesinden” çok başka bir yerde.

Üniversite, perakende, müze, ikinci el ekonomisi, öğrenciler ve şehir sakinlerini aynı tartışmanın içine sokuyor.


Böylece sürdürülebilirlik bir ürün etiketi olmaktan uzaklaşıp tasarım, kullanım, bakım, onarım, eğitim ve ekonomi arasındaki ilişkileri yeniden düşünme meselesine dönüşüyor.

Belki de moda eğitiminin önündeki en önemli değişim de bu.

Geleceğin tasarımcılarına sürdürülebilirliğin ne olduğunu anlatmak yerine, sürdürülebilirlik olmadan tasarım yapmayı giderek daha zor hale getirmek.

Norwich'te bu hafta denenmekte olan şey biraz da bu.


Top Stories

1/95
bottom of page