top of page

Sürdürülebiir Moda'da Neler Oldu- Nisan 26

  • Yazarın fotoğrafı: BiModaHayat
    BiModaHayat
  • 7 saat önce
  • 7 dakikada okunur

Sürdürülebilir Moda’da son dönemde gerçekleşen haberlere baktığımızda gündemin artık daha az “manifesto”, daha çok “mekanizma” ürettiğini görüyoruz. Regülasyon tarafında veri altyapısı ve EPR, yatırım tarafında geri dönüşüm kapasitesi, marka tarafında ise kısa vadeli ölçülebilir hedefler ve daha kontrollü iletişim öne çıkıyor. Başka bir ifadeyle, sektör sürdürülebilirliği bir pazarlama başlığı olmaktan çıkarıp işletim sistemi haline getirmeye çalışıyor; fakat bunun gerçekten işlemesi için hâlâ ölçek, maliyet ve güvenilir veri sorunlarının çözülmesi gerekiyor.



Ölçümün standardizasyonu, dekarbonizasyonun finansmanı, izlenebilirliğin otomasyonu ve sürdürülebilirlik iddialarının kamusal olarak daha sert test edilmesi. Yani sektörün dili “iyi niyet”ten “altyapı”ya kayıyor.

Gelin gündeme birlikte bakalım..


  • Döngüsel tasarım spor giyimde de görünürleşiyor.


ASICS, 3 Mart’ta Studio Hagel iş birliğiyle geliştirilen NEOTIDE modelini tanıttı. Marka bu modelleri döngüsel üretim yolculuğunun devamı olarak sunarken, ürün sayfasında tasarımın deadstock malzemelerden ilham alan bir yaklaşım taşıdığı belirtiliyor. Bu tür lansmanlar, spor giyimde “sürdürülebilir koleksiyon” söyleminden “ürünün sökülmesi, yeniden kullanımı ve malzeme mantığı”na kayan yeni dili güçlendiriyor. ASICS


  • Mikroplastik konusu yeniden yükselişte.


Leeds Üniversitesi ve Şili Katolik Üniversitesi araştırmacılarının, yıkama koşulları altında liflerin nasıl hareket edip koptuğunu daha iyi izlemeye yönelik yeni bir laboratuvar metodolojisi geliştirdiğini açıkladı. Avrupa Parlamentosu’nun özetinde de sentetik giysilerin yıkanmasının birincil mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 35’iyle ilişkilendirildiği belirtiliyor. 16 Mart’ta Netflix’te yayına giren The Plastic Detox ise bu tartışmayı popüler kültüre taşıdı; moda tarafında Sparxell gibi boya/renklendirme inovasyonlarının görünürlüğünü de artırdı. PubMed


  • Karbon ölçümünde yeni dönem başladı.


Apparel Impact Institute, 10–11 Mart’ta yayımladığı Energy and Carbon Benchmark v1.0 ile tekstil tesislerinde enerji kullanımı ve emisyonları süreç bazında karşılaştırmayı hedefleyen yeni bir referans aracı devreye aldı. Araç; enerji kaynağına, malzeme tipine ve üretim prosesine göre daha ayrıntılı kıyaslama yapmayı mümkün kılıyor ve pilot aşamada H&M Group, AEO, Gap, Target, J.Crew Group ve PVH gibi şirketlerle test edildi. API


  • H&M Group ve EY, CFO’lara açık mesaj verdi


Tedarikçi dekarbonizasyonu artık maliyet değil, değer koruma meselesi.

12 Mart’taki duyurularına göre, tedarik zinciri karbonsuzlaştırmasının şirket değeri, dayanıklılık ve risk yönetimiyle doğrudan ilişkili olduğunu savunuyor. Raporda finans liderlerinin Scope 3 azaltımını hızlandırmak için finansman modelleri, yönetişim araçları ve iş birliği mekanizmaları kurması gerektiği vurgulanıyor. H&M


  • Shein, hızını artık bir hizmet olarak satıyor.


Xcelerator programı üzerinden Shein, kendi talep odaklı üretim, lojistik ve e-ticaret altyapısını dış markalara açıyor. Shein’in kendi sitesine göre programda 20 marka yer alıyor ve toplam 400 milyon dolar+ birleşik gelir raporlanıyor; Business of Fashion da bu açılımı küçük markaların Shein’in üretim ve lojistik ağını doğrudan kullanabildiği yeni bir model olarak çerçeveliyor. Bu, stok riskini azaltma vaadi taşısa da, benim okuma biçimimle, ultra-hızlı moda döngüsünü daha geniş bir marka evrenine yayma riskini de beraberinde getiriyor. Shein


  • Çiftlik tarafında olumlu veri geldi.


CottonConnect, 11 Mart’ta Impact Report 2025’i yayımladı. Kurum, REEL programları kapsamında daha düşük kimyasal girdi kullanımıyla daha yüksek kârlılık ve tam izlenebilirlik iddiasını öne çıkardı; sektörel haberlerde de çiftçi kârlarında güçlü artış ve TraceBale üzerinden yüzde 100 izlenebilirlik vurgulandı. Bu başlık, sürdürülebilirliğin yalnızca “daha az zarar” değil, aynı zamanda tarımsal verimlilik ve gelir modeli olarak konuşulmaya devam ettiğini gösteriyor. CC


  • Elyaftan elyafa geri dönüşümde ticari ölçek testi hızlandı.


Worn Again Technologies, 6 Mart’ta İsviçre Winterthur’da Textile-to-Fibre Accelerator tesisini devreye aldığını açıkladı. Şirket, bu tesisle atık polikoton tekstillerden polyester ve selülozu geri kazanma sürecinin teknik ve ekonomik fizibilitesini gerçek ölçekte test etmeyi amaçlıyor. WAT


  • İzlenebilirlikte yapay zekâ katmanı güçleniyor.


Retraced’in yeni Tracing AI aracı, tedarik zinciri doğrulamasını satın alma siparişi belgeleri üzerinden otomatikleştirmeyi hedefliyor. Sourcing Journal’a göre sistem; tedarik zinciri yapısı, belge türü ve belge içeriği düzeyinde kontrol yapıyor, daha önce 60–90 dakika sürebilen doğrulamaları dakikalara indirebildiğini söylüyor. TAI


  • Recommerce artık sadece ayakkabı değil, gardırobun tamamı.


New Balance, 11 Mart’ta Reconsidered ikinci el platformunu giyimi de kapsayacak şekilde genişlettiğini duyurdu. Bu hamle, markalı resale’in ayrı bir yan proje olmaktan çıkıp daha geniş ürün kategorilerine yayılan ana iş modeli bileşenine dönüştüğünü gösteriyor. NB


  • İkinci el platformları artık yalnızca satış yeri değil, trend üreticisi olmak istiyor.


Depop, stilist ve editör Gabriella Karefa-Johnson’ı 2026’nın resmi trend sözcüsü olarak açıkladı. Depop, yaklaşık 43,5 milyon kayıtlı kullanıcıya dayanan topluluk verisini kültürel sinyal olarak kullanmak istediğini söylüyor; bu da resale platformlarının “kültürel editörlük” rolünü daha görünür biçimde üstlendiğini gösteriyor.  Depop


  • Greenwashing baskısı sertleşiyor.


Deutsche Umwelthilfe, 3 Mart’ta Primark’ı 2026 Goldener Geier adayları arasına aldı; eleştirinin odağında şirketin kendi oluşturduğu “Primark Cares” etiketi var. DUH, bu etiketin bağımsız bir sertifika olmadığını ve hızlı, yüksek hacimli iş modelini perdeleyen bir sürdürülebilirlik algısı yaratabileceğini savunuyor. Bu başlık, 2026’da markaların yalnızca ne söylediklerinin değil, hangi kanıtla söylediklerinin de daha sert sorgulandığını gösteriyor. DUH


  • Higg sonrası yönetişim de yeniden tasarlanıyor.


Cascale, 5 Mart’ta Technical Advisory Council’ı duyurdu. Yeni kurul, Higg Index çerçevesiyle birlikte Better Buying ve Sustainable Furnishings Council araçlarının teknik önceliklerine rehberlik etmek için oluşturuldu; amaç daha güvenilir, kapsayıcı ve yapılandırılmış karar alma süreçleri kurmak. TAC


  • Avustralya üretimi yeniden sanayi politikası konusu haline geliyor.


Australian Fashion Council ve R.M.Williams, 12 Mart’ta National Manufacturing Strategy for Australian Fashion and Textiles 2026–2036 yol haritasını başlattı. Strateji, yerli üretim kapasitesini yeniden kurmayı, teknoloji yatırımlarını artırmayı ve izlenebilir, yüksek katma değerli yerel üretimi güçlendirmeyi hedefliyor. AFC


  • California tekstil EPR’si artık “izleme” aşamasına geçti.


American Circular Textiles, 19 Mart’ta SB 707 uygulamasını izlemek için halka açık bir Implementation Tracker duyurdu. Bu araç, markalar ve tedarik zinciri aktörleri için hangi kararların alındığı, hangi noktaların hâlâ netleşmediği ve sonraki adımların ne olacağı konusunda merkezi bir referans noktası olmayı hedefliyor. Bu, tekstilde genişletilmiş üretici sorumluluğunun artık teoriden operasyon tasarımına geçtiğini gösteriyor. ACT


  • Dijital Ürün Pasaportu tartışması soyutluktan çıktı.


Avrupa Komisyonu’nun JRC birimi, 19 Mart’ta ESPR kapsamındaki Digital Product Passport veri gereksinimlerinin nasıl belirleneceğine dair metodolojiyi yayımladı. Belge, hangi verilerin neden pasaporta gireceğini tarif ederken bunları zorunlu, güçlü biçimde önerilen ve gönüllü katmanlara ayırıyor; ayrıca erişim hakları, veri yönetişimi ve veri ayrıntı düzeyi gibi konuları da çerçeveliyor. Moda açısından bu, DPP’nin artık yalnızca “gelecek vaadi” değil, hazırlanılması gereken somut bir bilgi mimarisi olduğu anlamına geliyor. JRC


  • Avrupa’ya tekstilden tekstile geri dönüşüm için büyük bir sermaye çağrısı geldi.


BCG ile ReHubs’un 23 Mart tarihli çalışmasına göre Avrupa, 2025’te yaklaşık 15,2 milyon ton tekstil atığı üretiyor; bunun yalnızca 1,5 milyon tonu toplanıp ayrıştırılıyor. 2035’e kadar tekstilden tekstile geri dönüşümü anlamlı ölçeğe taşımak için sistemin 2,7 milyon ton seviyesine çıkması ve bunun için yaklaşık 8–11 milyar avro CAPEX ile yıllık 5–6,5 milyar avro OPEX gerekeceği hesaplanıyor. Haber değeri burada yalnızca rakamlar değil; döngüselliğin artık “teknoloji bulunduysa olur” değil, ciddi bir sanayi yatırımı meselesi olarak masaya gelmesi. BCG


  • AB tekstil kurallarında “sadece geri dönüştürülmüş içerik yetmez” itirazı yükseldi.


25–26 Mart hattında gündeme gelen mektupla 15 AP üyesi, yaklaşan ESPR tekstil kurallarının yalnızca geri dönüştürülebilirlik ve geri dönüştürülmüş içerik etrafında şekillenmemesi, aynı zamanda sürdürülebilir kaynaklı yenilenebilir malzemeleri de hesaba katması gerektiğini savundu. Bu çıkış, 2026’daki en önemli tartışmalardan birini netleştiriyor: tekstil politikası yalnızca geri dönüşümü mü ödüllendirecek, yoksa pamuk ve yün gibi liflerde kaynak kullanımının niteliğini de mi tanıyacak? EN


  • H&M cephesinde üçlü bir hareket vardı: araç seti, söylem kurulu, raporlama.


Önce H&M Foundation 23 Mart’ta, Accenture ile geliştirdiği açık erişimli System Map toolkit’i yayımladı; amaç, markalar, tedarikçiler, yatırımcılar ve politika yapıcıların tekstil sistemini daha bütüncül okuyup emisyon azaltımında kaldıraç noktalarını birlikte bulabilmesi. Ardından H&M ile Stella McCartney’nin Insights Board’u 24 Mart’ta ilk Londra toplantısını yaptı; görüşmelerde malzemeler, inovasyon, şeffaf iletişim ve hayvan refahı öne çıktı. Son olarak H&M Group, 26 Mart’ta 2025 sürdürülebilirlik raporunu yayımladı ve 2019 bazına göre Scope 3 emisyonlarında %34,6 düşüş, %91 geri dönüştürülmüş ya da sürdürülebilir kaynaklı malzeme ve %32 geri dönüştürülmüş içerik açıkladı. Bu üçlü birlikte okunduğunda, H&M’in sürdürülebilirliği hem anlatı hem yönetişim hem de performans raporlaması düzeyinde yeniden konumlandırdığı görülüyor. HM


  • Ralph Lauren, sürdürülebilirliği yeniden “dayanıklılık stratejisi” olarak çerçeveledi.


Şirket 24 Mart’ta Timeless by Design 2030 planını duyurdu. Dört sütunlu yapı; tedarik zinciri ortaklıkları, doğal kaynaklar, ekipler ve topluluklar etrafında kuruluyor; pamuk tarafında regenerative ve/veya recycled cotton vurgusu da merkezde. BMH açısından asıl önemli nokta şu: sürdürülebilirlik burada bir yan proje gibi değil, şirketin uzun vadeli iş dayanıklılığına bağlanan ana kurumsal mimari olarak sunuluyor. RL


  • Shein, döngüselliği “davranış değişikliği” değil “alışkanlıklara uyum” olarak anlatmaya başladı.


Şirketin 25 Mart tarihli 2025 Global Circularity Study’si, 21 pazarda 15.461 SHEIN müşterisine dayanıyor ve tüketici kararlarında fiyat, uyum ve günlük kullanımın belirleyici olduğunu söylüyor. Çalışma, yeniden giyme, onarım ve devretme gibi davranışların zaten pratik ihtiyaçlar içinde ortaya çıktığını savunuyor. Ama bu veri seti doğrudan SHEIN müşterilerine dayandığı için, bunu bağımsız pazar gerçeğinden çok Shein’in kendi müşteri tabanına dair bir davranış okuması olarak görmek daha doğru olur. Shein


  • Naylon geri dönüşümünde yatırım iştahı arttı.


Lululemon’un da katıldığı yatırım turunda Epoch Biodesign, 25 Mart’ta duyurulan 12 milyon dolarlık fonla naylon 6,6 geri dönüşümünü ticarileştirmeyi hızlandırdı. Şirket, enzimatik süreçle kullanım ömrü sonundaki naylon 6,6’yı virgin-kalite monomerlere dönüştürdüğünü ve bunun geleneksel üretime kıyasla %80’e kadar daha düşük CO₂ potansiyeli taşıdığını söylüyor. Bu başlık önemli çünkü moda tarafında polyester kadar konuşulmayan naylon için artık daha somut ölçeklenme senaryoları oluşuyor. ESGToday


  • Polikoton ayrıştırmada yeni bir oyuncu sermaye topladı.


İsveç merkezli Renasens, 25–26 Mart hattında duyurulan turda 10 milyon avro yatırım aldı. Şirketin çözümü, modifiye süperkritik CO₂ ile karışımlı tekstillerin rengini söküp lifleri su kullanmadan, toksik kimyasallar olmadan ayırmayı hedefliyor; yeni sermayenin Borås’ta pilot tesis kurulumuna gitmesi planlanıyor. Bu haber, karışımlı tekstillerin geri dönüşümü tarafında “laboratuvar deneyi” ile “sanayi pilotu” arasındaki eşiğin geçilmeye çalışıldığını gösteriyor. ESG Today


  • Hammadde verisi daha rafine hale geliyor.


Textile Exchange, 26 Mart’ta ilk cotton LCA çalışmasını yayımladı. Çalışma; organik, rejeneratif, geri dönüştürülmüş ve konvansiyonel sistemleri kapsıyor, dokuz ülkeden veri içeriyor ve klasik LCA’nın ötesine geçerek LCA+ yaklaşımıyla biyolojik çeşitlilik, toprak sağlığı ve sosyal etkiler gibi alanları da hesaba katmaya çalışıyor. Markalar açısından bu, “pamuk daha iyi mi daha kötü mü?” gibi kaba sorulardan çok, hangi pamuk, nerede, hangi üretim sistemiyle? sorusuna geçiş anlamına geliyor. TE


  • Fashion for Good, biyobazlı polyester için kütle dengesi modelini saha testine taşıdı.


Kurum 26 Mart’ta Mass Balance Demonstrator projesini duyurdu. Proje, biyokütle atfedilmiş PET’in mevcut üretim altyapısına fiziksel ayrıştırma olmadan sokulup zincir boyunca muhasebe mantığıyla izlenmesini hedefliyor. Buradaki asıl mesele, yeni altyapının tamamını beklemeden daha düşük fosil bağımlılığına sahip girdileri sisteme sokabilmek. Bu da 2026’da sürdürülebilir materyal tartışmasının yalnızca “yeni lif bulmak” değil, mevcut endüstriyel sistemi nasıl dönüştürülebilir kılmak olduğuna işaret ediyor. FG

 

Yorumlar


Top Stories

1/80
bottom of page