top of page

Dua Lipa Kendi Kütüphanesini Açtı

  • Yazarın fotoğrafı: BiModaHayat
    BiModaHayat
  • 1 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Livraria Lello ile Dua Lipa’nın kurucusu olduğu Service95 Kitap Kulübü, iktidarı, sansürü, dışlanmayı ve egemen anlatıları sorgulayan kitaplara adanmış kalıcı bir kütüphane için güçlerini birleştirdi.



27 Haziran 2026’da Portekiz’in Porto şehrinde, dünyanın en güzel kitapçılarından biri olarak kabul edilen 120 yıllık Livraria Lello’nun içinde açılan Manifesto Kütüphanesi, Service95’in ilk kalıcı fiziksel kültür alanı olarak dikkat çekiyor.


Pritzker Ödüllü mimar Álvaro Siza tarafından tasarlanan yeni kültür salonunda yer alan kalıcı koleksiyon; yasaklanmış, sansürlenmiş ya da tartışma yaratmış 100 kitabı bir araya getiriyor. Margaret Atwood, Salman Rushdie, Olga Tokarczuk ve Reginald Dwayne Betts gibi yazarların eserlerinin de yer aldığı seçki; güç, kontrol, ses ve hafıza olmak üzere dört ana tema etrafında düzenleniyor.


Kaynak: livrarialello
Kaynak: livrarialello

Ancak Manifesto Kütüphanesi, yalnızca bir kitap seçkisinden ibaret değil. Burası, okumanın hâlâ politik, kültürel ve entelektüel bir eylem olduğunu hatırlatan yaşayan bir alan. Ziyaretçileri yalnızca raflara bakmaya değil; hangi kitapların orada olması gerektiğini, hangi seslerin duyulmaya devam etmesi gerektiğini ve hangi hikâyelerin görünür kalacağını düşünmeye davet ediyor.


Kaynak: livrarialello
Kaynak: livrarialello

Dua Lipa, son yıllarda çağdaş edebiyatı yeni kitlelerle buluşturan en etkili kültürel figürlerden biri hâline geldi. Service95 Kitap Kulübü aracılığıyla her ay bir kitap öneriyor; seçilen kitabın yazarıyla yaptığı söyleşilerle okurları yalnızca metnin içine değil, yazarın düşünce dünyasına da yaklaştırıyor. Margaret Atwood ve Olga Tokarczuk gibi çağdaş edebiyatın önemli isimleri de bu buluşmaların parçası oldu.


Livraria Lello ise 120 yıldır kitabı yalnızca bir nesne değil, özgürlükle ilişki kuran bir düşünce alanı olarak görüyor. Manifesto Kütüphanesi de bu inançtan doğuyor. Burada mesele yalnızca okumanın geleceği değil; geçmişi bilme, bugünü anlama ve geleceği hayal etme yeteneği.


Kaynak: livrarialello
Kaynak: livrarialello

Dua Lipa, kütüphaneyi “rüya gibi bir ortaklık” olarak tanımlıyor.


Service95 Kitap Kulübü’nü kurarken amacının, nerede olursa olsun yazarlar ve okurlar için bir yuva yaratmak olduğunu belirtiyor. Ona göre dünyayı okumak, insanları birbirine yaklaştıran en güçlü yollardan biri. Ancak ne yazık ki herkes bu yakınlaşmadan yana değil.
Manifesto Kütüphanesi’nde yer alan kitapların bir kısmı ırk, cinsellik, kimlik ya da politik duruşları nedeniyle yasaklandı. Bazılarının okullarda ya da kütüphanelerde görünürlüğü kısıtlandı. Bazı yazarlar ise sözlerinin bedelini hayatlarıyla ödedi.

Bu nedenle kütüphane, kaybolmaya zorlanan kitaplara, cesaretleriyle iktidar ve kontrol yapılarını görünür kılan yazarlara ve hangi kitabı okuyacaklarının kendilerine söylenmesini reddeden okurlara adanmış bir alan niteliği taşıyor.

Kaynak: livrarialello
Kaynak: livrarialello

Çünkü bazen en yıkıcı eylem, bir kitabı okumak ve ardından onun hakkında konuşmaktır.


Livraria Lello Marka Müdürü Francisca Pedro Pinto da Manifesto Kütüphanesi’nin arkasındaki düşünceyi benzer bir yerden tarif ediyor. Livraria Lello’nun 120 yıldır basit ama güçlü bir inanca yaslandığını söylüyor: Kitap, özgürlüğün bir teknolojisidir. Bu kütüphane de tam olarak bu fikirden doğuyor. Çünkü kitaplar, yalnızca bireysel okuma deneyimini değil; bir toplumun kendi geleceğini yorumlama, hayal etme ve inşa etme kapasitesini de belirliyor.


Manifesto Kütüphanesi’nin açılışı, Dua Lipa’nın edebiyat alanındaki etkisinin daha geniş bir kültürel zemine yayıldığı bir döneme denk geliyor. Lipa, 21 Ekim - 1 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Southbank Centre Londra Edebiyat Festivali’nin de küratörlüğünü üstlenecek.


Kaynak: livrarialello
Kaynak: livrarialello

Sansür Bize Uzak Değil


Sansür kavramı, bugün aramızda var olamayacak kadar arkaik görünebilir. Ne yazık ki öyle değil.

2023 yılında ABD genelindeki okul bölgelerinde ve halk kütüphanelerinde rekor sayıda kitap sansürlendi. 2024 yılında ise yazarlar, yazdıkları, yayımladıkları ya da söyledikleri nedeniyle 40’tan fazla ülkede tutuklandı veya gözaltına alındı. Küba, Venezuela ve Lübnan gibi ülkelerde hükümeti eleştiren materyalleri suç sayan yasalar yürürlüğe girdi.


Kitapların okullardan ve kütüphanelerden kaldırılmaya devam ettiği; kamu kurumlarında sorgulandığı ya da daha ince baskı biçimleriyle görünmez hâle getirildiği bir dönemde Manifesto Kütüphanesi, edebiyatı entelektüel özgürlük, eleştirel düşünce ve karmaşıklık alanı olarak yeniden hatırlatıyor.


Listede yer alan kitaplardan bazıları doğrudan yasaklandı, sansürlendi ya da kamuoyunda hedef gösterildi. Bazıları ise kimlik, ifade özgürlüğü, ırk, cinsiyet, hafıza ve politik güç üzerine tartışmaları hâlâ canlı tutuyor.

Onların ortak noktası, sahip oldukları güç.


Bir kitabı raftan kaldırmak küçük bir eylem değildir. Hangi soruların sorulabileceğini, hangi hikâyelerin görünür kalacağını ve hangi seslerin duyulmaya devam edeceğini belirleyen politik bir tercihtir.

Manifesto Kütüphanesi bu nedenle yalnızca bir sansür arşivi değil; kitapların toplumdaki rolü üzerine güçlü bir bildiri niteliği taşır.


Çünkü bazı kitaplar susturulmayı reddeder.


Yorumlar


Top Stories

1/91
bottom of page