Gazlı Su Teknolojisi, Polyester Boyamayı %90 Daha Temiz Hale Getirdi
Moda dünyasının en inatçı sorunlarından biri, rengin bedelidir. Bir tişörtün canlı tonunu elde etmek için kullanılan kimyasallar, litrelerce suya karışır; atık sular ise tatlı su kaynaklarını sessizce kirletir. Fakat Leeds Üniversitesi’nden doğan yeni bir girişim, bu tabloyu kökten değiştirmeye hazırlanıyor: SwitchDye.
Bu çığır açan teknoloji, polyesteri boyamak için %90 daha az kimyasal ve %40 daha az su kullanıyor. Üstelik çözüm, kulağa şaşırtıcı derecede basit geliyor “Gazlı Su”
Bilimle Renklendirilen Bir Devrim
SwitchDye ekibi, boya banyosuna CO₂ enjekte ederek boyaların elyafa bağlanma ve çözülme davranışını dönüştürmeyi başardı. Bu sayede, renk daha verimli biçimde nüfuz ederken atık sular çok daha az kirletici hale geliyor. Üstelik renk, geri dönüşüm sürecinde sert kimyasal işlemlere gerek kalmadan kolayca çıkarılabiliyor.
Girişimin arkasında; Kimya ve Tasarım Okulları’ndan Dr. Nathaniel Crompton, Dr. Harrison Oates, Prof. Chris Rayner ve Prof. Richard Blackburn gibi isimler var. Bu ekip, yalnızca bir kimyasal süreç değil, aynı zamanda modanın döngüselliğini hızlandıracak bir sistem yaratıyor.
Polyesterin Karanlık Yüzü
Polyester, dünya genelinde kullanılan liflerin yarısından fazlasını oluşturuyor. Dayanıklı, ucuz ve çok yönlü… ancak doğada çözülmesi yüzyıllar sürüyor. Daha da önemlisi, tekstil sektöründeki tatlı su kirliliğinin yaklaşık %20’si boyama süreçlerinden kaynaklanıyor. Renkli atık sular, çoğu zaman görünmez bir tehdit olarak nehirleri, denizleri ve hatta gıdamızı etkiliyor.
Dr. Crompton bu noktada net konuşuyor:
“Pek çok kişi, atık suları temizlemek için daha da zehirli kimyasalların kullanıldığını bilmiyor. Bu, insanlara, hayvanlara ve çevreye zarar veren gizli bir katil.”
SwitchDye bu “gizli katili” etkisiz hale getirmenin peşinde.
En etkileyici noktalardan biri ise, SwitchDye teknolojisinin mevcut boyama makineleriyle uyumlu olması. Yani üreticilerin yeni yatırımlar yapmasına gerek yok.Renk dayanıklılığı testleri de endüstri standartlarını karşılıyor. Hatta bazı alanlarda aşıyor. Bu da teknolojinin yalnızca laboratuvarda değil, gerçek üretim hattında da çalıştığını gösteriyor.
Birlikten Doğan İnovasyon
SwitchDye, Leeds Üniversitesi’nin inovasyon topluluğu Nexus bünyesinde geliştiriliyor. Proje; The Clothworkers' Foundation, The Dyers' Company, John Lewis Partnership Circular Future Fund ve UKRI EPSRC gibi kurumlar tarafından destekleniyor.
EPSRC Araştırma Yöneticisi Jane Nicholson, projenin önemini şöyle özetliyor:
“Polyester boyamaya yönelik sürdürülebilir yaklaşımlar, daha temiz ve daha döngüsel bir tekstil endüstrisinin yolunu açıyor.”
Ekip, önümüzdeki altı ayda ilk yatırım turunu tamamlayıp ticari denemelere başlamayı hedefliyor. Bu, laboratuvardan fabrikaya uzanan kısa ama devrimsel bir yolculuk olacak.
Suyun İçinde Saklı Bir Gelecek
Bu gelişme yalnızca bir boyama tekniği değil; moda endüstrisinin doğayla barışma sürecinde yeni bir sayfa. Eğer beklentileri karşılarsa, SwitchDye teknolojisi her yıl milyonlarca litre suyu kurtarabilir, zehirli kimyasalların kullanımını azaltabilir ve polyesterin yeniden doğuşunu mümkün kılabilir.
Yorumlar