top of page
  • Yazarın fotoğrafıAyşenur Ülvan Erkan

Avrupa'daki Kurumsal Sorumlulukta Yeni Dönem: Moda Endüstrisi İçin Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (CSDDD) ve Hazırlık Stratejileri

Yaklaşan Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (CSDDD), Avrupa Birliği'nin yeni bir mevzuatı. Bu mevzuatla Avrupa Birliği, şirketlerin tedarik zincirlerindeki insan hakları ve çevre ihlallerine karşı sorumluluklarını artırmayı hedeflemekte.


Telif hakkı bimodahayat


Bu direktifin moda endüstrisi için özel bir önemi var; çünkü moda endüstrisi genellikle karmaşık bir tedarik zinciri yapısına sahip ve bu zincirde sık sık insan hakları ihlalleri ve çevresel zararlar meydana geliyor. CSDDD'nin yürürlüğe girmesiyle, moda şirketleri artık bu tür ihlalleri göz ardı edemeyecek ve tedarik zincirlerindeki sorunlara karşı daha fazla sorumluluk almak zorunda kalacaklar.


Bu kapsamda, CSDDD'nin detaylarına ve gerekliliklerine odaklanarak, moda endüstrisinde yeni yasal düzenlemeler nasıl ilişkili olacak ve moda endüstrisi için bu düzenlemeler ne anlama geliyor sizler için değerlendirdik. Direktifin yürürlüğe girmesiyle şirketlerin ve girişimcilerin nasıl hazırlanması gerektiğine dair detayları da makalemizde bulabilirsiniz.


Büyük Markalar için Avrupa'nın Yeni Sürdürülebilirlik Yönergeleri: CSDDD ve CSRD'nin İlişkisi


Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (CSDDD), şirketlerin işletmelerinde sürdürülebilirlik, çevresel performans ve sosyal sorumluluklarını raporlamalarını gerektiren yeni bir Avrupa Birliği mevzuatı. Bu direktif, özellikle büyük markalar ve şirketler için geçerli olup, işlerinin sürdürülebilirlik temelinde nasıl yönetildiğini, çevresel etkilerini ve sosyal sorumluluklarını açıkça belirtmelerini talep etmekte. CSDDD, şirketlerin sürdürülebilirlikle ilgili verileri toplamasını, insan hakları ve çevresel riskleri belirlemesini ve iyileştirme süreçleri oluşturmasını gerektirir.


Hollandalı moda profesyoneli Melissa Wijngaarden, CSDDD'nin, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ile yakından ilişkili olduğunu ve bu direktifin öncüsü olduğunu belirtmekte. CSRD, şirketlerin sürdürülebilirlik verilerini raporlamasını zorunlu kılarak, CSDDD'nin temellerini atmıştı. Wijngaarden'a göre, CSDDD, işletmelerin sürdürülebilirlikte daha fazla şeffaflık sağlamalarını ve altta yatan davranışlarını iyileştirmeye odaklanmalarını hedeflemekte.


*SER Uluslararası Kurumsal Sosyal Sorumluluk Kıdemli Politika Danışmanı Fleur van de Heuvel-Meerman, CSDDD'nin CSRD'nin bir uzantısı olduğunu ve her iki yasanın da işletmeleri daha sürdürülebilir hale getirmeyi amaçladığını belirtiyor. Ancak, Meerman'a göre, CSRD'nin odak noktası raporlama standardıyken, CSDDD, işletmelerin davranışlarını değiştirmeye yönelik bir adım olarak öne çıkıyor.

*Sosyal ve Ekonomik Konseyin kısaltması olan SER, Hollanda hükümetinin ana danışma organıdır. Kuruluş, uluslararası kurumsal sosyal sorumluluk gibi alanlarda politika ve tavsiyelerin oluşturulmasında önemli bir rol oynamaktadır.

CSDDD Nedir ve Markalara Ne Getiriyor?


Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (CSDDD), şirketleri ticari faaliyetlerinin çevresel ve insan hakları etkilerinden sorumlu tutan bir Avrupa Birliği (AB) düzenlemesi.


Bu direktif, şirketlerin sadece kendi faaliyetlerini değil, tüm tedarik zincirlerini de kapsayacak şekilde sürdürülebilirlik konusundaki sorumluluklarını genişletmekte.


CSDDD'nin Temel Noktaları ve Dikkate Alacağı Değişiklikler :


  • Sorumluluk: Şirketler, faaliyetlerinin ve tedarik zincirlerinin insan hakları ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerinden sorumlu tutulur. Şirketler, hammaddeden son ürüne kadar tüm tedarik zincirlerini haritalamak zorundadır.

  • Tedarik Zinciri Şeffaflığı: Şirketler, tüm tedarik zincirlerini ve bu zincirlerde yer alan riskleri belirlemek zorundadır.

  • Risk Analizi: Şirketler, insan hakları ve çevresel riskleri analiz etmeli ve bulgularını raporlamalıdır.

  • Paydaş Katılımı: Şirketler, risk analizi bulgularını çalışanlar, yatırımcılar ve sivil toplum kuruluşları gibi paydaşlarla paylaşmalıdır. Bulgular tüm paydaşlarla açık ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmelidir

  • Uyumluluk: Şirketler, tedarikçilerinde herhangi bir ihlal tespit ederse, düzeltmek için gerekli adımları atmak zorunda. Aksi taktirde, uymayan şirketlere para cezası veya dava açılabilir.


Moda Sektöründe Sürdürülebilirlik ve CSDDD Ne Anlama Geliyor?


Moda endüstrisi, yıllardır sosyal açıdan daha sorumlu olma çabalarına rağmen, özellikle çalışma koşulları söz konusu olduğunda hala uzun bir yol kat etmesi gerekiyor. Uzmanlar, tedarik zincirinin "yukarı akış" kısmında, yani üretim aşamasında ve üretim yapan ülkelerdeki tekstil fabrikası işçilerinin koşullarında önemli iyileştirmeler yapılması gerektiğini vurguluyor.


2013'te Bangladeş'teki Rana Plaza fabrikasının çökmesi, moda endüstrisindeki en trajik olaylardan biri olarak hafızalara kazınmıştı. Bu olayda 1.100'den fazla kişi hayatını kaybetmiş ve binlercesi yaralanmıştı. Olaydan sonra, birçok moda markası üretimlerinin bu fabrikada yapılmadığını iddia etse de, molozlar arasında çeşitli markalara ait etiketler bulunmuştur. Bu durum, moda markalarının tedarik zincirleri üzerinde yeterince kontrol sahibi olmadıklarını ve ürünlerinin gerçekte nereden geldiğini tam olarak bilmediklerini göstermişti.


Moda endüstrisindeki tedarik zinciri karmaşık; ve şeffaf değil. Genelde süreç, bir moda şirketinin üretimi bir tedarikçiye vermesi ve bu tedarikçinin de üretim sürecinin farklı aşamalarını alt tedarikçilere devretmesi ile gerçekleştiriliyor. Bu durum uzmanlaşmayı ve verimliliği artırsa da, tüm tedarik zinciri üzerinde tam kontrol sahibi olmayı ve tüm tarafların etik ve sürdürülebilirlik standartlarına uymasını sağlamayı zorlaştırıyor.


Uzmanlar, hazır giyim ve tekstil işçilerinin maaşlarının, çalışma saatlerinin ve koşullarının arzu edilenden çok altında olduğunu vurgulamakta. Bugüne kadar bu konudaki sorumluluk büyük ölçüde tedarikçilere yüklenmiş veya giyim siparişi veren şirketlerle paylaşılmamış.


Yaklaşan durum tespiti yasası ile birlikte şirketlerin nihayet tedarikçilerinin çalışanlarından, yani hazır giyim işçilerinden de sorumlu tutulacağı öngörülüyor. CSDDD, yani tedarik zinciri sorumluluğu ve yükümlülüğü veya "tedarik zinciri kanunu", bu konudaki önemli bir adım.


CSDDD'nin Moda Sektörüne Katkıları:


  • Tedarik zinciri boyunca şeffaflık ve izlenebilirlik sağlayarak etik ve sürdürülebilir üretim uygulamalarını teşvik edecek.

  • Üretim yapan ülkelerdeki tekstil fabrikası işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesine katkıda bulunacak.

  • Moda markalarının tedarik zincirleri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmalarını ve ürünlerinin gerçek kökenini bilmelerini sağlayacak.

  • Daha adil ve sürdürülebilir bir moda endüstrisinin gelişmesine katkıda bulunacak.

Avrupa'da Kurumsal Sürdürülebilirlik Direktifleri ve Hazırlık Süreci Nasıl? CSDDD'nin Durumu ve Etkileri Nasıl Olacak?


Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi'nin (CSDDD) mevcut durumu ve hedef kitlesiyle ilgili bir dizi gelişme yaşandı. Bu gelişmeler;

  • AB'nin CSDDD'ye ilişkin hedefi ve uygulanması planı netlik kazandı.

  • Aralık 2023'te AB ülkeleri arasında CSDDD için prensip anlaşması yapıldı. Ancak, Almanya ve Fransa gibi bazı önemli ülkeler, beklenmedik bir şekilde desteğini geri çekti, bu da direktifin uygulanmasını sallantıya soktu.

  • Ancak, 15 Mart Cuma günü CSDDD, AB ülkelerinin çoğunluğundan onay aldı.


CSDDD'nin uygulanması aşamalı olacak;


  • 2027: 5.000+ çalışanı ve 1,5 milyar Euro cirolu şirketler için uyumluluk zorunlu.

  • 2028: 3.000+ çalışanı ve 900 milyon Euro cirolu şirketler için uyumluluk zorunlu.

  • 2029: 1.000+ çalışanı ve 450 milyon Euro cirolu şirketler için uyumluluk zorunlu olacak

Eleştiriler:

  • Oxfam ve diğer STK'lar, yasanın yürürlüğe girmesinin uzun sürmesini ve kapsamının daraltılmasını eleştiriyor.

  • Yasanın 2029'a kadar tam olarak uygulanmamasının hukukun gücünü zayıflatacağı savunuluyor.

  • Sivil Toplum kuruluşları, yasanın daha fazla şirket kapsaması ve daha hızlı uygulanması gerektiğini savunuyor.

Sonraki Adımlar:

  • CSDDD'nin Avrupa Parlamentosu'ndan onay alması gerekiyor.

  • AB ülkelerinin yasayı ulusal mevzuata dönüştürmesi gerekiyor.

  • Şirketlerin şimdiden yasa için hazırlanmaya başlaması tavsiye ediliyor.

KOBİ'ler ve Tedarik Zinciri:

  • KOBİ'ler, tedarik zincirinin bir parçası olmaları nedeniyle yasa kapsamında etkilenebilirler.

  • Büyük şirketlere tedarik yapan KOBİ'lerin, tedarik zincirinde insan hakları ve çevreye ilişkin riskleri yönetme konusunda bilgi ve uygulamalar sağlaması gerekecek.


CSDDD'nin revize edilen kriterlerine rağmen, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) hala etkilenebilir. Çünkü genellikle büyük şirketlere tedarik yapmaktadırlar ve bu nedenle tedarik zincirindeki riskleri yönetme konusunda bilgi ve uygulamaları sağlamaları istenebilir.


CSDDD'ye Hazırlık Sürecinde Şirketler Neler Yapmalı? Şirketlerin Tedarik Zinciri Durum Tespiti ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk için Avrupa Hukukuyla Uyumluluk Çabaları


CSDDD'nin Önemi:


CSDDD, şirketleri insan hakları ve çevreye daha duyarlı olmaya teşvik ederek daha sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmayı amaçlamakta. Bu direktif, şirketlerin riskleri daha iyi anlamalarına ve yönetmelerine yardımcı olacak ve daha şeffaf ve hesap verebilir olmalarını sağlayacak.


Yaklaşan CSDDD'nin etkilerine karşı şirketlerin alabileceği veya alması gereken adımları ele alalım. Öncelikle, şirketler tedarik zincirlerindeki durumu belirlemeye yönelik bir strateji geliştirmeye başlayabilirler. Bu süreçte, OECD yönergeleri şirketlere yol gösterebilir.


Özellikle, insan hakları, işçi hakları, çevresel etki ve teknolojik gelişme gibi alanlarda küresel standartları içeren bu yönergeler, şirketlere operasyonlarında ve tedarik zincirlerindeki sorunları tespit etme ve gerekli önlemleri alma konusunda yardımcı olabilir.


İş danışmanları, OECD yönergelerini uygulayan şirketlerin genellikle CSDDD'nin gerekliliklerini karşılayabileceğini belirtiyorlar. Bu yaklaşım, genellikle altı adımdan oluşan bir süreci içerir ve şirketlerin sürekli olarak yeni çözümler üreterek olumsuz etkileri önlemesini sağlar.


Şirketlerin bu süreci adım adım takip etmeleri ve yönetilebilir bir şekilde ilerlemeleri oldukça önemli. Örneğin, tedarik zincirini daha derinlemesine inceleme ve olumsuz etkileri önlemek için sürekli olarak yeni çözümler üretme süreci, tek seferlik bir çaba değil, adım adım yaklaşılması gereken bir süreç.


Uyumluluk için Öneriler:


  • CSDDD'nin gerekliliklerini anlamak için şirketlerin uzmanlardan yardım alması önerilir.

  • Şirketler, insan hakları ve çevresel riskleri değerlendirmek için sağlam bir risk yönetimi sistemi oluşturmalıdır.

  • Risk analizi bulguları, paydaşlarla açık ve şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır.

  • Şirketler, uyumluluklarını sürekli olarak izlemek ve iyileştirmek için çalışmalıdır.


Şirketlere Tavsiyeler


CSDDD'ye uyum sağlamak için şirketler aşağıdaki adımları atabilirler:


  • Tedarik zincirlerini haritalama ve risk analizleri yapma

  • Sürdürülebilirlik politikaları ve prosedürleri geliştirme

  • Paydaşlarla iletişim ve şeffaflık

  • Uygunsuzluk durumunda düzeltici önlemler alma


Son olarak, Hollanda İşletme Ajansı (RVO), moda endüstrisindeki girişimcileri sektör girişimlerine katılmaya teşvik ediyor. Bu, AB yasasının resmen kabul edilmesinin ardından önemli bir artış olacağı öngörülen destek masasının girişimcilerden CSDDD ile ilgili taleplerini beklemesiyle ilgilidir. RVO, şirketlere yasalar, düzenlemeler ve yönergelerle ilgili olarak rehberlik ederken, aynı zamanda finansman fırsatlarına da işaret ediyor. Projeleri için sübvansiyon almak isteyen girişimcilerin, OECD'nin kurumsal sosyal sorumluluk yönergelerine uymaları gerektiğini belirtiyorlar ve belirli riskleri ele almak isteyen şirketlere yönlendirme konusunda da yardımcı oluyorlar.


CSDDD, moda sektöründe önemli bir değişim yaratma potansiyeline sahip. Bu yasa, tüm tarafların sorumluluklarını artırarak daha etik ve sürdürülebilir bir üretim ve tüketim modeli oluşmasına katkıda bulunacaktır.


Kaynaklar:


- Avrupa Parlamentosu PvdA Üyesi ve CSDDD yasasını başlatan Lara Wolters'in Instagram hesabı, özellikle 15 Mart 2024 tarihli Instagram Hikayeleri

- Oxfam Basın Bülteni: 'AB'nin ağır topları, büyük işletmeleri yatıştırmak için tedarik zinciri kurallarını düşürüyor' 15 Mart 2024

- AB Konseyi'nin 14 Aralık 2023 tarihli "Konsey ve Parlamento arasında sürdürülebilir iş anlaşması" basın bülteni

- Avrupa Komisyonu 'Kurumsal sürdürülebilirlik durum tespiti' sayfası

- Şirketler için KSS destek masası (rvo.nl)

- Sorumlu Tedarik Hazır Giyim ve Ayakkabı Sektöründeki Zincirler - OECD.org web sitesi

- Dışişleri Bakanlığı 'OECD yönergeleri', CSR'ye (uluslararası kurumsal sosyal sorumluluk) başlarken, 'Flyer: 6 adımda Durum Tespiti' belgesi, 7 Ekim 2021'den itibaren.

- Bu makale metninin bazı kısımları bir yapay zeka (AI) aracıyla oluşturulmuş ve ardından düzenlenmiştir.

Comments


Top Stories

1/17
bottom of page