Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda binlerce ziyaretçi, yüzlerce sanatçı ve binden fazla eser Tersane İstanbul’da bir araya geldi. Ancak büyük ölçekli bir sanat organizasyonunun geride bıraktıkları yalnızca sergiler, yeni karşılaşmalar ve sanat piyasasına ilişkin tartışmalar değil. Fuar sırasında ortaya çıkan yaklaşık 10 ton atığın ayrıştırılarak yeniden değerlendirilmesi ve bir bölümünün sanat üretiminde kullanılması planlanıyor.
Bu çalışma, sanat dünyasında giderek daha fazla konuşulan bir soruyu da yeniden gündeme getiriyor: Bir kültür etkinliği sona erdiğinde geride ne bırakıyor?
Bir sanat fuarını gezerken çoğunlukla gördüğümüz şey eserdir.
Duvarlar, yerleştirmeler, heykeller, galeriler, koleksiyonerler ve kalabalıklar...
Fakat birkaç günlüğüne kurulan büyük kültür organizasyonlarının arkasında çok daha kapsamlı bir fiziksel sistem bulunuyor. Standlar kuruluyor, ambalajlar açılıyor, eserler taşınıyor, alanlar yeniden düzenleniyor, binlerce insan aynı mekânda hareket ediyor ve fuar sona erdiğinde bütün bu geçici yapı yeniden sökülüyor.
Dolayısıyla çağdaş sanat dünyasının sürdürülebilirliği tartışılırken yalnızca sanatçıların kullandığı malzemelere bakmak yeterli değil. Serginin kendisinin nasıl kurulduğu, işletildiği ve söküldüğü de bu tartışmanın bir parçası.
Contemporary Istanbul'un Ardında Kalanlar
Contemporary Istanbul’un 21. edisyonu bu yıl 16 ülkeden 70 galeri, 736 sanatçı ve 1.372 eseri Tersane İstanbul’da bir araya getirdi. Fuara 22 galeri ilk kez katılırken beş gün boyunca toplam 38.500 ziyaretçi etkinliği gezdi.
Program yalnızca galeri stantlarından da oluşmadı.
Focus Asia bölümüyle Türkiye ve Asya arasındaki kültürel ilişkiler öne çıkarılırken; CIF Dialogues programında kültür kurumlarından mimariye, teknoloji ile sanat arasındaki ilişkiden yeni kuşak koleksiyonerliğine kadar farklı başlıklar tartışıldı.
Sanat aynı zamanda fuar alanının dışına taşındı. Contemporary Istanbul x Tersane Istanbul Heykel Parkuru kapsamında 12 heykel alanın farklı noktalarına yerleştirilerek Tersane İstanbul’un kamusal alanıyla ilişki kurdu.
Ancak böylesine büyük bir geçici kültür ekosistemi kaçınılmaz olarak başka bir çıktı daha üretti: atık.
Contemporary Istanbul sırasında temizlik ve saha operasyonlarını yürüten Wilco Group’un paylaştığı bilgilere göre fuar süresince ortaya çıkan yaklaşık 10 ton malzeme toplanarak ayrıştırıldı.
Malzemelerin bir bölümü geri dönüşüm süreçlerine yönlendirilirken bir bölümünün ise şirketin Ar-Ge çalışmaları kapsamında yeniden değerlendirilmesi planlanıyor.
Burada konuyu ilginç hale getiren ise sürecin yalnızca klasik anlamda bir atık toplama ve geri dönüşüm uygulamasıyla sınırlı kalmaması.
Wilco Group, fuardan çıkan bazı malzemeleri kullanarak yeniden Tersane İstanbul’da sergilenebilecek sanat eserleri üretilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.
Henüz hangi malzemelerin kullanılacağı, eserlerin kimler tarafından üretileceği, üretim süreci ya da sergileme takvimi açıklanmış değil. Dolayısıyla bugün için ortada tamamlanmış bir sanat projesinden ziyade geliştirilmekte olan bir dönüşüm fikri bulunuyor. Fakat düşüncenin kendisi önemli. Çünkü fuarın kurulması ve işletilmesi sırasında tüketilen bir malzemenin yeniden aynı kültürel ekosisteme dönmesi, atığın yalnızca bertaraf edilmesi gereken bir son ürün değil, yeni bir üretimin hammaddesi olarak ele alınabileceğini gösteriyor.
Sanat Dünyasının Görünmeyen Malzemeleri
Sürdürülebilir sanat tartışmalarında çoğu zaman sanat eserinin kendisine odaklanıyoruz.
Bir sanatçı geri dönüştürülmüş plastik mi kullanıyor? Tekstil atıklarından mı üretiyor? Biyomalzemelerle mi çalışıyor? Buluntu nesneleri mi dönüştürüyor?
Bunların hepsi önemli. Ancak sanat ekosisteminin çevresel etkisi eserin malzemesiyle başlamıyor ve bitmiyor.
Uluslararası sanat fuarları ve bienaller; eserlerin taşınmasından geçici mimariye, aydınlatmadan ambalajlara, ziyaretçi ulaşımından catering sistemlerine kadar oldukça geniş bir operasyonel ağ oluşturuyor.
Bu nedenle sürdürülebilirlik tartışmasının yeni aşaması belki de “sürdürülebilir sanat eseri”nden “sürdürülebilir sanat ekosistemi”ne geçmek.
Contemporary Istanbul örneğinde 10 tonluk atığın görünür hale gelmesi tam da bu nedenle dikkat çekici.
Çünkü rakam, ziyaretçinin çoğu zaman karşılaşmadığı başka bir fuar manzarasını ortaya çıkarıyor.
Sanat duvardan indirildikten, galeriler ayrıldıktan ve ziyaretçiler eve döndükten sonra geriye kalan malzemenin ne olduğu sorusunu.
Geri Dönüşümden İleri Dönüşüme
Burada geri dönüşüm ile ileri dönüşüm arasındaki fark da önemli.
Geri dönüşümde malzeme çoğunlukla işlenerek yeniden üretim zincirine dahil edilir. İleri dönüşümde ise mevcut malzeme mümkün olduğunca korunarak daha yüksek işlevsel, estetik ya da kültürel değere sahip yeni bir nesneye dönüştürülür. Bir sanat fuarından çıkan malzemelerin yeniden sanat üretiminde kullanılması bu açıdan sembolik bir döngü yaratabilir.
Bir zamanlar eseri koruyan, taşıyan, sergileyen veya fuarın geçici altyapısının parçası olan malzeme bu kez doğrudan eserin kendisine dönüşebilir. Böylece malzemenin hikâyesi de sanat üretiminin bir parçası haline gelir.
Elbette bunun gerçek anlamda bir sürdürülebilirlik uygulamasına dönüşebilmesi için yalnızca ortaya çıkan eserin değil, ne kadar malzemenin yeniden kullanıldığı, hangi işlemlerden geçtiği, dönüşüm sırasında ne kadar yeni kaynak tüketildiği ve kalan malzemelerin nasıl değerlendirildiği gibi verilerin de şeffaf biçimde paylaşılması gerekir. Çünkü sürdürülebilirlik açısından asıl mesele yalnızca “atıktan sanat yapmak” değil; daha az atık üreten sistemler kurabilmek.
Belki de Bir Sonraki Adım Atığı Hiç Üretmemek
Döngüsel ekonomi yaklaşımında atığın yeniden değerlendirilmesi önemli bir basamak. Ama ideal sistemde atık yönetimi, malzeme ortaya çıktıktan sonra başlamıyor. Daha tasarım aşamasında başlıyor.
Bir sonraki sanat fuarının standları yeniden kullanılabilir mi?
Geçici mimari sökülüp başka organizasyonlarda tekrar kurulabilir mi?
Ambalaj malzemeleri ortak sistemlerde dolaşıma sokulabilir mi?
Galeriler arasında tekrar kullanılabilir taşıma ekipmanları oluşturulabilir mi?
Fuar sonrasında kaç ton malzemenin yeniden kullanıldığı veya geri dönüştürüldüğü kamuoyuyla paylaşılabilir mi?
Belki de kültür ve sanat organizasyonlarında sürdürülebilirliğin geleceği için yola çıkarken bu sorularla başlamak en doğrusu. Sanat uzun zamandır bize nesnelere başka türlü bakmayı öğretiyor.
Şimdi aynı bakışı, sanatın kendisini mümkün kılan sistemlere yöneltmenin zamanı olabilir.
Contemporary Istanbul’dan geriye kalan 10 ton malzemenin bundan sonra neye dönüşeceğini henüz bilmiyoruz.
Ama eğer bu malzemeler gerçekten yeniden sanat üretiminin içine girecekse, ortaya çıkacak eserlerin taşıdığı en ilginç hikâyelerden biri belki de tam olarak bu olacak:
Bir sanat fuarının sonunda geriye kalanların, yeni bir sanat üretiminin başlangıcına dönüşmesi.