Ed Sheeran’ın“A Little More” Klibi Sahne Arkasında Sürdürülebilir Bir Stil
BiModaHayat
17 Ağu 2025
2 dakikada okunur
Ed Sheeran’ın yeni müzik videosu “A Little More”, sadece etkileyici performansıyla değil; aynı zamanda akıllara kazınan bir stil manifestosu olarak öne çıkıyor. Klipte tam 250’den fazla kıyafet değişikliği, tamamen ikinci el mağazalardan ve eBay gibi yeniden satış platformlarından temin edilmiş parçalarla gerçekleştirilmiş. Bu klip, müzik ve modanın kesişiminde, tüketim alışkanlıklarını sorgulatan ve sürdürülebilirliği estetik bir tercih olmaktan çıkarıp yaratıcı üretimin merkezine yerleştiren çarpıcı bir deneyim sunuyor.
Ed Sheeran's "A Little More."- Petros Studio
Kaosun İçindeki Zarafet ve Stil Vurgusu
Videoda kıyafet geçişleri yalnızca bir stil oyunu değil; aynı zamanda Sheeran’ın hikâyesini kostümler üzerinden anlattığı yaratıcı bir dil. Şarkıcı da bu tercihin ardındaki motivasyonu net biçimde dile getiriyor:
“Çok fazla görünüm olduğu için israf istemedim,
Zaten dışarıda ilginç birçok kıyafet var; bu şekilde kaynak sağlamanın mantıklı olduğunu düşündüm.”
Ed Sheeran's Instagram
Klipteki tarz yelpazesi, wacky Hawaiian gömleklerden şık tweed takımlara, hatta bir beyaz gelinlik deneyimine kadar uzanıyor — özgün, eğlenceli ve bilinçli bir stil yolu.
Moda Dünyasında İkinci Elin Parlayan Gücü
Ed Sheeran’ın klibi aslında iki güçlü mesajı aynı anda veriyor: sahnede sanatçının yaratıcılığını beslerken, moda dünyasına sürdürülebilirlik konusunda ilham veriyor. İkinci el parçaların bu denli yoğun kullanımı, geniş kitlelere bu seçeneğin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda modaya uygun ve etik bir tercih olduğunu hatırlatıyor. Üstelik Sheeran’ın sözleriyle de altı çizildiği gibi, zaten dışarıda keşfedilmeyi bekleyen sayısız stil hazinesi mevcut. Bu da sürdürülebilirliğin sıkıcı bir zorunluluk değil, modayı yeniden icat etmenin en keyifli yollarından biri olduğunu gösteriyor.
Ed Sheeran's Instagram
Klibin izleyiciye bıraktığı en güçlü his ise şu: daha az israfla da daha çok hayal gücü üretilebilir ve en çarpıcı trendler, çoğu zaman yeniden giyilen parçaların içinden doğabilir.
Klipteki Sürpriz İsim
Klipte 90’ların favori filmi Harry Potter oyuncularından bir isim var. Hapisten yeni çıkmış ve Ed’e saplantılı biçimde takıntılı bir fan karakteri canlandıran Rupert Grint, her köşede, her aynada Sheeran’ı görüp, takıntının karanlık ve trajikomik sınırlarını işliyor.
Ed Sheeran's Instagram
Bu klip ikilinin ilk klibi değil. Rupert Grit, Ed’in 2011’deki “Lego House” klibinde de yer almıştı.14 yıl sonra gelen bu sürpriz bir araya geliş, aradaki dostluğun ne kadar kalıcı olduğunu da gösteriyor. Ve tüm bu çılgınlık, tam 250’den fazla ikinci el kıyafetle şekillenmiş — hızlı modanın yerine sürdürülebilirlikten beslenen bir stil örneği. Baştan sona mizah, nostalji ve biraz da duygusal patlamayla bezeli bu video, bir moda klasiğinden ziyade, göz yanına estetik bir manifestoya dönüşüyor.
Kriz zamanlarında moda, “ne giyeceğiz?” sorusundan önce şunun altını çizer; “Nasıl hayatta kalacağız, nasıl dayanacağız?” Çünkü gardırop, yalnızca estetik tercihlerin değil; ekonomik baskının, politik iklimin, kolektif kaygının ve umut arayışının en görünür kayıtlarından biridir.
Sürdürülebilir modanın temel taşlarından biri geri dönüşüm.
Ama geri dönüşüm tek başına bir kelime değil; bir sistem ve beraberinde onlarca soru getiriyor.
Bir markanın “sürdürülebilir” demesi, tek başına bir anlam ifade etmiyor. Bugün sürdürülebilirlik; bir etiket, bir hikâye ya da bir kampanya cümlesi olmaktan çıkıp, kanıta dayalı bir iddia yönetimi haline geldi. Ve bu dönüşümün iki güçlü nedeni var
2026’ya girdiğimiz bu ilk günlerde “ne kaçınılmaz oldu?”, “ne yön değiştirdi?” ve bu yeni gerçekliği nasıl rekabet avantajına çevirebilirsiniz? Masaya yatırıyoruz.
Yorumlar